Fed’in kararı müjde mi? Yoksa!

Cüneyt Başaran

Paylaş LinkedIn E-posta
Yayınlanma tarihi: 01 Nisan 2019 Pazartesi
AA + -

Geçen haftanın en tartışmalı kararı ABD Merkez Bankası Fed’den geldi. Toplantı öncesinde faiz değişikliği beklenmeyen bu toplantıda gözler daha çok iki konuya çevrilmişti: “Bilanço küçülmesi ne zaman bitecek? Büyüme beklentileri aşağıya revize edilecek mi?”

Beklendiği gibi Fed bu iki soruyu cevapladı: “Eylül’de bilanço küçülmesi sona eriyor ve 2019 büyüme beklentisini yüzde 1.9’a düşürdü.”

Ancak işin sıkıntılı kısmı buradan sonra başladı.

Fed, kimsenin beklemediği bir şey yaptı ve “2019’da beklenen tek faiz artırımını masadan kaldırdı. Ayrıca “2020 içinde şartlar izin verirse bir faiz artırımı yapabilirim” dedi. Böylece 2015’ten itibaren 2018 sonuna kadar her yıl faiz artırımı yapan Fed, 4 yıldan sonra ilk kez faiz artışı yapmayacağını açıklamış oldu.

Fed’in beklenenden daha güvercin olmasının kime ne zararı var?

Küresel piyasalarda işlem yapan birçok insana göre bir mahzuru yok. Hatta Fed kararı sonrasında, “Sonunda Fed’de havlu attı. Dolar faizleri artmayacak, bu iş riskli varlıklara yarar” mealinde, koro halinde sevinç çığlıkları atan traderlar, stratejistler ortalığı inletiyordu.

Ancak aynı anda bazılarının kafasında başka sorular dolaşıyordu: “Fed neden durdu? Konu ABD ekonomisi mi yoksa Fed de AB, Çin ve gelişen ülkelerin soğumasından çok mu endişe ediyor?”

İşi biraz mizaha vurduk, kusura bakmayın.

Ancak Fed’in geçen yıl aralık ayından, bu sene mart ayına sadece 4 aylık süre içinde tabir-i caizse 180 derece tavır değiştirmiş olması aslında piyasaların üstünde tepinebileceği bir manevra değildi. Çünkü bu keskin manevranın altında yatan gerçek sebep, küresel ekonomilerde yaklaşmakta olan (ABD hariç) çok sert bir durgunluk beklentisiydi. Fed, bu beklentilerle otomatik pilota bağladığı “normalleşme ve faiz artırımı” sürecini sonlandırmış ve beklemeye geçmişti.

Fed aldığı bu kararla hem kendini hem de küresel piyasaları zor duruma soktu. Bu kararın ardından, 2020’de bir faiz artırımı öngörülmesine rağmen, tradelar Fed’in bir yıl sonra yüzde 50 ihtimal ile faiz indireceğini fiyatlıyor. Yani piyasa ile Fed’in arasındaki etkileşim koptu. Diğer yandan Fitch, OECD, IMF gibi kurumların zaten altını çizdiği AB ve Çin menşeli durgunluk riski, Fed tarafından da “baz senaryo” olarak kabul edilmiş oldu.

Son 10 yılda, küresel merkez bankalarını “her türlü yangını söndürme kapasitesine sahip, devasa su tankları” olarak görmeye alışmış olanların ezberi bozuluyor. Ezberler de sancılı bozulur maalesef.