İhracat odaklı sürdürülebilir ekonomi

Prof. Dr. Kerem Alkin

Paylaş LinkedIn E-posta
Yayınlanma tarihi: 15 Nisan 2019 Pazartesi
AA + -

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, ekonomi çevreleriyle ve iş dünyasıyla, Türkiye ekonomisini ihracat odaklı sürdürülebilir ve sağlıklı bir büyüme trendine ulaştıracak, katma değerli ürün üretimini önceliklendirecek geniş kapsamlı bir reform paketinin öncü detaylarını paylaştı. Tarif ettiğim makro ekonomik hedefe ulaşmak için oluşturulacak yol haritasının önemli sac ayaklarından birini Türkiye ekonomisinin ‘tasarruf etme kabiliyeti’ oluşturuyor. Bu amaçla, bireysel emeklilik sisteminin yeniden yapılandırılması, güçlü ve derinlik kazandırılmış bir sermaye piyasası; bunun yanı sıra, reel sektörün kıdem tazminatı fonunun da bireysel emeklilik sistemi üzerinden yürütüleceği reformist bir adım kritik önemde.

Türkiye ekonomisinin yeni bir sağlıklı ve sürdürülebilir büyüme fazına, yeni bir döneme geçişi ise öncelikle reel sektörün mali yapısının güçlendirilmesinden; aynı şekilde bankacılık sektörünün mali yapısının da güçlü kılınması ve sorunlu kredilere yönelik yükün hafifletilmesinden geçiyor. Bu nedenle, Türkiye ekonomisine yönelik gelecek tasarımını tanımlayan yeni reform paketinin sağlayacağı ivmeyi pekiştirmek adına, ilk aşamada reel sektör-bankacılık sektörü ilişkisini rahatlatacak adımlara öncelik verilmesi, kamu bankalarına ‘sermaye’ kabul edilen özel tertip tahvil aktarımı; enerji ve gayrimenkul sektörü kredilerinin banka bilançolarından özel amaçla oluşturulan iki ayrı ‘fon’a aktarılarak, bankacılık sisteminin konsolide bilançosu dışında yeniden yapılandırılarak yönetilmesi isabetli adımlar olarak ifade edilebilir.

Enflasyonla mücadele adına, bilhassa tarım ve gıda fiyatlarına istikrar kazandıracak şekilde, arz güvenliğini sağlayacak ‘yeni’ seracılık yaklaşımı, küçük baş havyan sayısını artıracak adımlar; tarladan tüketicinin sofrasına tedarik zincirinin yeniden yapılandırılması, kısa vadede diğer öncelikli adımları oluşturuyor. Mayısta detayları paylaşılacak yeni tarım stratejisi ve ağustosta paylaşılacak yeni ihracat stratejisi de kritik önemde olacak. Ticaret ve borçlar kanununda yapılacak değişikliklerle, rekabetçiliğini kaybetmiş ve mali yapısındaki bozulmayı telafi etmesi mümkün olmayan reel sektör şirketlerinin daha hızlı bir şekilde pazardan çekilmesini sağlayacak düzenlemeler; herkesin geliri oranında vergi verdiği ve kurumların kârlılıkları ölçüsünde kademeli kurumlar vergisi sistemiyle ödüllendirildiği adımlar da unutulmamalı. Önümüzdeki günlerde, açıklanan ilk adımları takip edecek detayları paylaşmayı sürdüreceğiz.

TÜRKİYE EKONOMİSİNE ‘GELECEK TASARIMI’

Bakan Albayrak’ın paylaştığı reform adımları ve tedbirler, özünde Türkiye ekonomisine yönelik ‘gelecek tasarımı’nın ilk adımlarını teşkil ediyor. Ekonomi yönetiminin odaklanacağı ‘gelecek mimarisi’nin odak noktasını, ‘üretim, ihracat, büyüme ve istihdam dostu’ yeni bir ekonomi politikaları mimarisi olarak tanımlamak yanlış olmaz kanaatindeyim. Söz konusu ‘gelecek tasarımı’na yönelik adımları, 32 yıldır iktisat alanında akademisyenlik yapan bir kişi olarak, ‘girişimci ve yatırımcı dostu vergi politikası’, ‘esnaf ve KOBİ dostu yepyeni bir perakende ve toptan ticaret, tedarik mevzuat ve politikası’, ‘yerli ve milli girişimcilere yönelik yepyeni teşvik ve destek politikaları’ benzeri adımları, politika mimarisini bir çırpıda sıralayabilirim.

Türkiye ekonomisinin ‘gelecek tasarımı’nda, ihracatın miktar ve katma değerini güçlendirecek, Türkiye’nin geleneksel ihracat pazarlarındaki gücünü, yeni ihracat pazarlarına erişimini katlayacak bir strateji, ekonomi dünyasına heyecan verecek taze adımların hiç kuşkusuz bir parçası olacak. Keza, yepyeni bir kalkınma ve yatırım bankacılığı anlayışı, sermaye piyasalarının güçlendirilmesi kadar ‘kalkınma temelli kamu satın alma politikaları’ da yine aklıma gelen öneriler, detaylar.

Türkiye ekonomisinin ‘gelecek tasarımı’nda, Asya-Pasifik ile Atlantik arasındaki sıklet merkezi değişikliği olanca şiddetiyle devam ederken, Türkiye’nin Avrupa, Asya ve Afrika arasında bir kavşak noktası olarak küresel ekonomide öne çıkışı, Türkiye’nin dünya ticaretinde artan rolünü e-ihracat, blokzincir teknolojileri ve dijital paralarla güçlendireceği bir dijital dönüşüm sürecine de etkili bir şekilde imza atmasını gerektiriyor.

Yukarıda ifade etmeye çalıştığım başlıkların tümü, tarım, sanayi ve inşaat gibi ana sektörlerin yanı sıra turizm, sağlık, eğitim, finans, gayrimenkul, lojistik, ulaştırma, haberleşme, yazılım gibi hizmet sektörü alanlarının tümüne dokunacak bir ‘gelecek tasarımı’ anlamına geliyor.