Afrikalılar sağlık turizmine geliyorlar

Dr. Muhammed Tandoğan

Paylaş LinkedIn E-posta
Yayınlanma tarihi: 10 Haziran 2019 Pazartesi
AA + -

Afrikalıların yurt içinde ve dışında gerçekleştirdiği sağlık harcamaları milyarlarca dolarlık ‘sağlık turizmi’ sektörünün ve ‘sağlık diplomasisi’nin ortaya çıkmasını sağladı. Her yıl yüzbinlerce Afrikalı, sağlık hizmeti almak için Türkiye’ye seyahat ediyor. Türkiye’nin sağlıktaki tecrübesini yap-işlet-devret ile hedef ülkelere aktarması, yeni yatırım kapılarını açabilir.

Küreselleşme ile birlikte ‘diplomasi’ kavramı da yeni bir boyut kazandı. Geçmişte yalnızca devletlerarası siyasi ilişkileri ifade etmek için kullanılan bu kavram, günümüzde devletlerin yanı sıra çeşitli STK’ları ve toplumsal grupları içeren yumuşak güç unsurlarını kapsayacak şekilde genişledi. Bu doğrultuda sağlık alanında yapılan çalışmaların hızla sınırları aşan bir yapıya bürünerek sağlık diplomasisi kavramını uluslararası ilişkiler literatürüne yerleştirdiğine şahitlik ediyoruz.

SAĞLIK DİPLOMASİSİ

Sağlık diplomasisi, günümüzde bir devletin dış politika aracı olarak kullanabileceği en etkili yöntemlerden biri. Bu araçsal yapı, bir yandan diplomatik bağların güçlendirilmesine hizmet ederken, diğer yandan hedef ülkelerin sağlık koşullarını iyileştirme amacı güdebiliyor. Bu bağlamda ciddi sağlık problemleri ile boğuşan Afrika, ticari bir aktivite türüne dönüşme eğilimi gösteren sağlık diplomasisi için oldukça elverişli bir kıta olarak karşımıza çıkıyor. Zira kıta ülkeleri birçok sağlık sorunuyla kısıtlı imkânlar çerçevesinde mücadele ediyor.

Ülke bazlı nitelikli elemanların eksikliği ve tıbbi koşulların yetersiz olması, Afrika’nın bu hastalıklar ile verimli bir şekilde mücadele etmesini zorlaştırırken, her yıl binlerce Afrikalı basit hastalıklardan daha komplike hastalıklara kadar birçok alanda tedavi görmek için kıta dışı ülkeleri tercih ediyor.

SAĞLIK VİZESİ

Türkiye’nin bu alandaki boşluğu iyi okuyarak, yeni bir modelleme ile ‘sağlık vizesi’ uygulamasını hayata geçirmesi, hem sağlık diplomasisi hem de sağlık turizmi üzerinden kültürel diplomasi alanındaki görünürlüğüne yeni bir soluk kazandırabilecek güçtedir. Dolayısıyla bu konuda bilhassa Türk büyükelçiliklerimizin daha yapıcı tasarruflarda bulunması büyük önem arz ediyor.

Sağlık diplomasisi alanında Afrika’da etkili olan ülkelerin başında Hindistan, Küba ve Çin geliyor. Bu ülkeler gerek Afrikalı hastaları misafir ederek tedavi etmek bağlamında, gerekse Afrika’ya sağlık hizmetleri (alternatif tıp dahil) götürme noktasında kıtadaki sağlık ile ilgili aktivitelerde her geçen gün daha fazla görünürlük kazanıyor.

Çin’in “Angola Modeli” örneğinde olduğu gibi, bir ülkeye sağlık hizmetleri götürmenin yalnızca tıbbi bir hamle olmaktan öte o ülkenin doğal kaynaklarına erişimi kolaylaştırıp kolaylaştırmadığı tartışıladursun; Afrikalıların tedavi olmak için yurt içinde ve dışında harcadığı sağlık harcamaları milyarlarca dolarlık bir ‘sağlık diplomasisi’ veya diğer bir ifadeyle ‘sağlık turizmi’ sektörünün ortaya çıkmasını sağladı. Bu noktada Türkiye’nin sağlık sektöründeki tecrübesini yap-işlet-devret modeliyle hedef ülkelere aktarması, yeni yatırım kapıları açabilecek güçtedir.

150 MİLYAR DOLAR

Dünya genelinde sağlık turizmi son 10 yılda hızla gelişti. Sadece sağlık turizmi için seyahat edenlerin sayısı 15 milyonu aştı ve yıllık 150 milyar doları aşan bir ciroya ulaştı. Termal turizm, medikal SPA, yaşlı ve engelli turizminde seyahat edenlerin sayısı ve bu alanda dönen ciro tam olarak öngörülememekle birlikte sağlık turizmdekinden çok daha üst sıralarda olduğu öngörülüyor. Bu bağlamda 20 küsur yıldır Afrika ülkeleri ile olan ilişkilerini gözle görünür bir şekilde geliştiren ve kıtaya daha çok odaklanan Türkiye, sağlık sektöründeki tecrübesini Afrika’ya ve kıta insanına aktarmak için yoğun bir çaba sarf ediyor.

HASTANELER AÇILIYOR

Bu kapsamda bir yandan Sağlık Bakanlığımız himayesinde Sağlık Bilimleri Üniversitesi bünyesinde Afrika’nın muhtelif yerlerinde hastaneler (Nyala-Sudan Türkiye EAH, Mogadişu Recep Tayyip Erdoğan EAH vb.) inşa eden ülkemiz, diğer yandan TİKA garantörlüğünde nice sivil toplum kuruluşuyla sağlık hizmetlerini Afrikalıların ayağına kadar götürüyor ve bu vesileyle her yıl sayıları artan yüzbinlerce Afrikalı, sağlık hizmeti almak için Türkiye’ye seyahat etmeyi tercih ediyor.

REKABETİN GEREĞİ

Türkiye’nin sağlık diplomasisi alanında daha iyi bir seviyeye gelebilmesi için her şeyden önce, Afrika ülkeleri ile sağlık alanında bakanlıklar düzeyinde çok boyutlu işbirlikleri tesis etmesi büyük önem arz ediyor. Zira sağlık alanında milyarlarca dolarlık bir sektörün oluştuğu küresel rekabet ortamında, Türkiye’nin bu alana daha çok yoğunlaşması, hem kıta ile diplomatik ilişkilerimizin hem de ekonomik ilişkilerimizin canlanmasına katkı sağlayacaktır.

SAHA ARAŞTIRMASI

Bu kapsamda, bir yandan ülkemizin Afrika’da sağlık sektöründe çalışacak olan girişimcileri ‘özel bir takip ve teşvik sistemi’ ile desteklemesi, diğer yandan ise Türkiye’de sağlık alanında faaliyet gösteren kamu ve özel kurumlarının kıta ülkelerindeki bu sektöre dair olanakları daha iyi bir saha araştırmasıyla detaylandırması gerekiyor. Bütün bunlar hayata geçirilirken, Türkiye’nin sağlık alanında kendisini Afrikalılara daha iyi anlatabilecek reklam ve tanıtım araçları kullanması, ülkemizin kıtadaki görünürlüğünü ziyadesiyle artıracaktır.

AFRİKA GÜNDEMİ

KITADA NELER OLUYOR?

  • Zimbabve, platin üretimini teminat göstererek Afrika İhracat ve İthalat Bankası’ndan (Afreximbank) 500 milyon dolar değerinde bir kredi temin etti.
  • Ruanda, başkent Kigali’nin eteklerine tamamen sürdürülebilir bir altyapı, yeşil alanlar ve düşük gelirli insanlar için konutların olacağı Afrika’nın ilk çevre dostu yeşil kentini inşa etmeyi planlıyor.
  • Teknoloji devi Microsoft, Afrika’da ilk yazılım geliştirme merkezini açmak üzere önümüzdeki 5 yıl içinde toplamda 100 milyon dolardan fazla harcama yapacağını duyurdu.
  • Gelirinin önemli bir kısmını tarımdan elde eden ve dünyanın en büyük çay üreticisi olan Kenya, tarımsal üretimini yıllık ortalama yüzde 6 oranında artıracağını duyurdu.
  • Mozambik, IMF’ye göre bir Rus bankasıyla borçlarının yeniden yapılandırılmasına yönelik prensip anlaşmasına vardı. Doğalgaz zengini olan ülke karşılaştığı ekonomik zorlukların üstesinden gelebilmek için IMF ile de kredi programı yürütüyor.
  • Britanya’nın ünlü enerji şirketi BP, Batı Afrika’daki hidrokarbon potansiyelini keşfetmek üzere Gambiya hükümeti ile bir anlaşma imzaladı.

BAŞARI HİKAYESİ

Merkezi Güney Afrika’nın Johannesburg kentinde olan telekomünikasyon şirketi MTN, Afrika, Avrupa ve Asya’daki birçok ülkede faaliyet gösteriyor. Şirket, yaklaşık 240 milyon kullanıcıya ulaşarak dünyanın en büyük dokuzuncu, Afrika’nın ise en büyük telekomünikasyon şirketi oldu. 20’den fazla ülkede kullanıcısı olan şirket, 20 bine yakın insanı istihdam ediyor. MTN Grup Limited, telekomünikasyon sektöründeki tecrübesi ve başarısıyla Afrika’da bu alanda yatırım yapmak isteyen Türk yatırımcılar için iyi bir fırsat olabilir.

Afrika atasözü

Ekim mevsiminde disiplinli çalışmayan, hasat zamanında heybesinde çamurdan başka ürün bulamaz.