Afrika’ya yatırımlarla tersine beyin göçü

Dr. Muhammed Tandoğan

Paylaş LinkedIn E-posta
Yayınlanma tarihi: 02 Ağustos 2019 Cuma
AA + -

Afrika’dan gerçekleşen beyin göçünün oranı (yüzde 10.6), diğer ülkelerden gerçekleşen beyin göçünün (yüzde 5.4) iki katı. ABD’nin doğu sahillerinde görev yapan Etiyopyalı doktor sayısı, Etiyopya’daki sayıdan daha fazla. Nijeryalı doktorlar, İngiltere’nin medikal işgücünün yüzde 1.7’sini oluşturuyor.

Kıta ülkeleri, göç eden nitelikli vatandaşlarının geri dönmesi için çaba gösteriyor. Özellikle Senegal, Tunus ve Fas gibi ülkeler, beyin göçünü engelleme ve tersine beyin göçü sağlama gibi amaçlarla çalışmalar yürütüyor. Son yıllarda kıtaya artan yatırımlar ise tersine beyin göçü için uygun ortamı geliştiriyor.
 
‘Beyin göçü’ literatürde, ‘eğitimli ve yetenekli bireylerin (iş gücünün) yetiştiği ülkedeki imkânsızlıklar nedeniyle çalışmak veya araştırma yapmak için gelişmiş başka ülkeye göç etmesi’ olarak tanımlanıyor. Bu durum, göç veren ülkenin kalkınmasına olumsuz etki yapıyor. Göç eden bireyler; yetiştikleri ülkede teknoloji ve altyapı imkânlarının yetersiz olması, kendilerine yeterli tatmini sağlamayan yaşam koşulları, maaşlarının düşük olması, özgürlüklerin kısıtlı olması, yolsuzluk ve adam kayırmacılığın (kliyentalist şebekeleşmenin) yaygın olması gibi nedenlerden ötürü doğup büyüdükleri ve kendilerini yetiştiren ülkeyi terk ediyor.

YÜZBİNLERCE EĞİTİMLİ

Ekonomik ve siyasi olarak birçok sorunla karşı karşıya olan Afrika ülkeleri, beyin göç dalgasından en çok etkilenen ülkeler arasında bulunuyor. Bu kapsamda 1960-1990 yılları arasında Afrika’daki eğitimli nüfusun yaklaşık üçte biri (127.000) kıta dışına göç etti. 1990-2005 yılları arasında ise Afrika’dan gelişmiş ülkelere yönelik gerçekleşen beyin göçünün sayısı 20.000 dolaylarında. Kriz ve savaş anlarında, göçün miktarı daha da artıyor. Öte yandan, Afrika’dan gerçekleşen beyin göçünün oranı (yüzde 10.6), dünyanın diğer ülkelerinden gerçekleşen beyin göçünün (yüzde 5.4) neredeyse iki katı. Afrika’dan göç eden nitelikli bireyler genellikle Fransa, İngiltere, Portekiz ve Almanya gibi eski sömürgecilerin ülkeleriyle ABD, Kanada ve Avustralya gibi gelişmiş ülkeleri tercih ediyor. 2014’teki araştırmaya göre, Afrika’da belirtilen göç dalgasından en çok etkilenen ülkeler Güney Afrika (173.411), Fas (155.994), Mısır (151.451), Nijerya (148.780), Cezayir (87.777), Kenya (80.287), Sudan (78.000) ve Gana (80.827) olarak dikkat çekiyor. Bu kapsamda, Afrika’dan gelişmiş ülkelere göç eden bireylerin yaklaşık yüzde 40’ının kadın olması da ilgi çekici.

KRİTİK NİTELİKLER

Göç eden profesyoneller içinde kritik öneme sahip sağlık çalışanlarının oranı büyük. Afrika’nın birçok ülkesinde sağlık sistemi oldukça kötü vaziyette olmasına rağmen Sierra Leone, Tanzanya, Mozambik, Angola ve Liberya gibi ülkelerdeki sağlık çalışanlarının yüzde 50’sinden fazlası OECD ülkelerine göç etmiş vaziyette. Örneğin; ABD’nin doğu sahillerinde görev yapan Etiyopyalı doktor sayısı, Etiyopya’daki doktor sayısından daha fazla. Nijeryalı doktorlar ise İngiltere’nin medikal işgücünün yüzde 1.7’sini oluşturuyor. Bu bağlamda göçler, bir yandan ucuz ve nitelikli iş gücüne ihtiyaç duyarken, diğer yandan çeşitli nüfus problemleri ile boğuşan gelişmiş ülkeleri sevindirmekle birlikte Afrika ülkelerini sosyo-kültürel, siyasi ve ekonomik sorunlarla karşı karşıya bırakıyor. Ortaya çıkan bu sorunlar, kıta ülkelerinin kalkınmasının önündeki en önemli engellerden biri olarak duruyor. Bu durumun farkına varan kıta ülkeleri, göç eden nitelikli vatandaşlarının geri dönmesi için çaba gösteriyor. Bilhassa Senegal, Tunus ve Fas gibi ülkeler, beyin göçünü engelleme ve tersine beyin göçü sağlama için çalışma yürütüyor.

YENİ BİR FIRSAT

Son dönemde Afrika kıtasının uluslararası ilişkiler ağında hızla önemini artırması ve küresel güçlerin rekabet alanı haline gelmesi, Afrika’dan göçen nitelikli insanlara anavatanlarına geri dönmesi sebep oluşturmaya başladı. Bu kapsamda uluslararası şirketlerin Afrika’daki yatırımları, bu firmalarda çalışacak nitelikli ve coğrafya hakkında bilgi sahibi Afrikalı işgücü ihtiyacını ortaya çıkardı. Bu durumun, daha iyi ekonomik standartlar ve daha kaliteli bir yaşam dürtüsü ile gurbete çıkan Afrikalılara, zamanla anavatanlarına dönmek için geçerli sebebi oluşturacağı gerçeği karşımızda duruyor. Afrika’ya yapılan yatırımların sayısı arttıkça, anavatanlarına dönen Afrikalıların sayısının artması da kaçınılmaz. Şüphesiz, nitelikli ve eğitimli Afrikalı işgücünün ülkelerine geri dönmesi, Afrika ülkelerinin kalkınmaları yolunda oldukça önemli bir adım. Bu doğrultuda, kıtadaki yaşam şartlarının iyileşmesi, siyasi ve ekonomik istikrarın sağlanması, tersine beyin göçü noktasında olumlu katkı sunacak.

Afrika’da tersine beyin göçü noktasında uygun ortamın oluşturulması için kıtadaki dış yatırımların önemi büyük. Özellikle, Afrika’da yaptıkları yatırımlarda yerli işgücünü istihdam etme hususunda özen gösteren Türk firmalarının kıtadaki varlığını artırması, Afrika’ya tersine beyin göçü için teşvik edici bir unsur olacak. Bu anlamda, Türkiye bu alanda da Afrika ülkelerinin vatandaşları ile yekvücut halinde hareket edebilecek, kıtanın kalkınması yolunda önemli engellerden birinin ortadan kaldırılmasına vesile olabilecek güçte. Bilhassa Türkiye’de okuyan uluslararası öğrencilerin yüksek tahsillerini tamamladıktan sonraki süreçte var olan bu beyin gücü potansiyeline katma değer katılarak kıta ülkelerine yani kıtanın asli coğrafyasına dönüşü noktasında yapıcı ticari politikaların hayata geçirilmesi de büyük önem arz ediyor. Bu sayede Türkiye, ‘kazandırırken-kazanan ülke’ olarak kıta coğrafyasındaki konumunu daha da güçlendirebilecek.
 
Afrika Boynuzu’nun hızla büyüyen ülkesi Etiyopya, OSB’leri ve yatırım teşvikleriyle Afrika’nın üretim merkezlerinden biri olmak istiyor. Başkent Addis Ababa’nın 170 kilometre güneyindeki devasa kompleks, tam kapasite çalıştığında yaklaşık 60 bin kişiyi istihdam edebiliyor. Yenilebilir enerji kaynağının da bulunduğu 1.4 milyon metrekarelik Hawassa Organize Sanayi
Bölgesi, 37 fabrika alanına sahip.

AFRİKA GÜNDEMİ: AFRİKA'DA NELER OLUYOR? 

  • 1980’lerde Burkina Fasolu bir arkeolog tarafından keşfedilen eski metalurji siteleri, UNESCO dünya mirasına tescil edildi. M.Ö. 8. yüzyıla ait olduğu tahmin edilen bu sitelerde, demir eritme fırınlarının kalıntıları ile eski maden ocakları bulunuyor.
  • Afrika ülkeleri, Nijeryalı bir kadın girişimcinin sahip olduğu şirket sayesinde ihtiyaç duyduğu SIM, ATM kartlarını kıta dışından ithal etmek için artık milyarlarca dolar harcamayacak. Bu alanda ciddi yatırım fırsatları bulunuyor.
  • Amerika’nın en iyi üniversiteleri Afrika’daki varlıklarını ikiye katlıyor. Eğitim geçmişten beri Amerika’nın Afrika’ya başlıca ihraç kalemlerinden biri oldu. Günümüzde ise Çin, en çok Afrikalı öğrenciye eğitim hizmeti veren yabancı güç konumunda. Türkiye’nin bu alandaki yatırım imkânlarını değerlendirmesi büyük önem arz ediyor.
  •  Batı Afrika’da ECOWAS üyesi 15 ülke, yıllarca süren müzakerelerin ardından ortak para birimine geçmeye karar verdi. Bu ülkelerden sekizi, hâlihazırda Fransa’nın güdümünde olan CFA Frangı’nı kullanıyor. Geçiş sürecine dair bazı soru işaretleri olsa da bu adım, sömürge prangalarını kırmanın ilk adımı olarak dikkatleri üzerine çekiyor.
  • Çin yapımı Etiyopya-Cibuti Demiryolu (EDR), nisandaki raydan çıkma kazası sonucunda üç ay yolcu taşımacılığı ve üç hafta boyunca kargo taşımacılığına ara vererek büyük maddi kayba yol açtıktan sonra tekrar hizmete açıldı.
  • Geçtiğimiz birkaç yılda mobil finansal hizmetler, Sahraaltı Afrika’da büyüdü. Dijital dönüşüme öncülük eden bir örnek olarak Kenya’dan bahsedilirken; şimdi Gana, Afrika’da en hızlı büyüyen mobil para pazarı oldu.
  • Türkiye’nin, Benin’in başkenti Kotonu’daki büyükelçisi Kemal Onur Özçeri, Benin Cumhurbaşkanı Patrice Talon’a güven mektubunu sunarak görevine başladı.

 
AFRİKA ATASÖZÜ 

“Güneş, diz çökenlerden önce ayakta duranların üstüne parlar.”