3. Türkiye-Afrika Zirvesi 2020’de İstanbul’da

Dr. Muhammed Tandoğan

Paylaş LinkedIn E-posta
Yayınlanma tarihi: 06 Eylül 2019 Cuma
AA + -

İlki 2008 yılında düzenlenen Türkiye-Afrika Ortaklık Zirvesi’nin üçüncüsü 2020’de gerçekleştirilecek. Nisan ayında Cumhurbaşkanlığı himayesinde İstanbul’da yapılması planlanan zirveye, 60’a yakın Afrika ülkesinden hükümet ve özel sektör temsilcisinin katılması bekleniyor.

Türkiye ile Afrika ülkelerinin karşılıklı ilişkilerde aşması gereken en önemli engel, imaj sorunu. Ne Türkiye’de Afrika ülkeleri, ne de Afrika’da Türkiye tam olarak tanınmıyor. İki taraf da zaman zaman üçüncü bir aktörün değerlendirmesi üzerinden birbirini tanıma yoluna gidebiliyor.

Türkiye, Afrika ülkeleri ile üçüncü kez geniş kapsamlı bir zirve gerçekleştirmeye hazırlanıyor. 1998 yılında İsmail Cem’in Dışişleri Bakanlığı döneminde Afrika’ya yönelmenin elzem olduğu yönünde bir siyasi irade ortaya koyan, 2002 yılının ardından ise AK Parti’nin iktidara gelmesi ile kıta ülkeleri ile ilişkilerini Cumhuriyet tarihinin en üst noktasına çıkaran ülkemiz, kıtadaki varlığını pekiştirmeye kararlı. 2004 yılından bu yana Afrika Birliği’nde gözlemci üye statüsünde yer alan, 2005 yılını ise topyekûn Afrika yılı ilan eden Türkiye, hâlihazırda kıta ülkeleri ile iki büyük zirve gerçekleştirdi.

İLKİ 2008’DE YAPILDI

İlk büyük zirve 2008 yılında İstanbul’da düzenlendi. “İşbirliği” temalı zirveye, 50 Afrika ülkesinden devlet başkanı ya da bakan düzeyinde temsilciler katılırken, Afrika Birliği’nin de içerisinde olduğu 11 bölgesel ve/veya uluslararası örgütün temsilcileri zirvedeki yerini aldı. Zirvede, Türkiye ve Afrika ülkeleri arasında “siyasi işbirliği ve stratejik ortalık” ve “ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi” gibi konular ele alındı. Öte yandan, ülkemiz ile kıta ülkeleri arasındaki tarihi ve güncel sosyo-kültürel bağlara vurgu yapıldı. Afrika ülkeleri ile Türkiye arasındaki ikinci büyük zirve ise 2014 yılında Ekvator Ginesi’nde düzenlendi. “Ortaklık” temalı bu zirvede, bir taraftan Türkiye ile kıta ülkeleri arasındaki ekonomik işbirliği ve yatırım olanakları ele alınırken, diğer taraftan sosyo-kültürel bağlara dikkat çekilerek, anti-emperyalizm vurgusu yapan Türkiye’nin, Afrika’nın “sürdürülebilir kalkınması ve bütünleşmesi” için neler yapabileceği irdelendi. Söz konusu zirvede tarım, eğitim, sağlık, enerji, barışın tesisi ve güvenlik gibi alanlarda çeşitli konular masaya yatırıldı.

EV SAHİBİ İSTANBUL

Türkiye ile Afrika ülkeleri arasında gerçekleşecek olan üçüncü zirvenin ise 2020 Nisan’ında Cumhurbaşkanlığı himayelerinde yapılması planlanıyor. Kuvvetle muhtemel İstanbul’da düzenlenecek üçüncü zirve, Türkiye ile Afrika ülkeleri arasındaki mevcut ilişkinin korunması ve daha ileri bir noktaya götürülmesi adına önem arz ediyor.

Bu kapsamda gerek Türkiye’nin gerekse Afrika ülkelerinin, bu zirvede ve gelecekteki zirvelerde-günceli yakalama ve geleceği inşa etme gerekliliği son derece mühim bir gerçeklik olarak karşımıza çıkıyor. Bu gerçekliğin bir ürünü olarak, Türkiye ile Afrika ülkeleri bir yandan karşılıklı ticari münasebetlerini daha da sağlamlaştırıp artırarak küresel sermayenin ihtiyaçlarını ve baskılarını birlikte göğüsleme noktasında çaba göstermeli, diğer yandan ise yapay zeka teknolojisi gibi konularda da işbirliği içerisine girmenin yollarını arayarak tüm insanlığın yöneldiği yeni alanları ve bu alanlardaki yeni fırsatları gözden kaçırmamalı. Bu bağlamda Türk dış politikasında Afrika özelindeki açılım konseptinde dört temel alana yoğunlaşılması isabetli olacaktır: Eğitim, enerji, sağlık, tarım.

KÜRESEL REKABETTE ‘BEN DE VARIM’ MESAJI

Türkiye ve Afrika ülkeleri arasında gerçekleştirilen zirveler, ülkemiz ile kıta ülkeleri arasında kurulan ilişkilerin kurumsallaşması noktasında önemli rol oynuyor. Kurumsallaşmanın ve devlet aklının sahaya operasyonel bağlamda sistematik bir surette profesyonelce yansıtılması, Türkiye-Afrika ilişkilerinin hızla ivme kazanmasına yol açtı. Türkiye’nin kıta ülkeleri ile oldukça sınırlı olan ticaret hacminin 20 milyar dolara ulaşması, kıtadaki büyükelçiliklerinin ve buna bağlı misyonlarının sayısının hızla artması, BM Güvenlik Konseyi Geçici Üyeliği’ne adaylık sırasında Afrikalı ülkelerden büyük destek görmesi ilişkilerin kurumsallaşmasının olumlu yansımalarının tezahürü niteliğindeydi. Daha da önemlisi, emperyalizmin Afrika’yı gözüne kestirdiği bir ortamda kıtaya dost elini uzatan Türkiye, gerçekleştirdiği zirveler ile küresel rekabette “ben de varım” mesajı vermiş oldu.

İMAJ ENGELİNİ AŞMALIYIZ

Türkiye ile Afrika ülkelerinin karşılıklı ilişkilerde aşması gereken en önemli engelin imaj sorunu olduğunu burada ifade etmekte yarar var. Zira ne Türkiye’de Afrika ülkeleri ne de Afrika’da Türkiye, kırsaldan merkeze-merkezden kırsala tam olarak tanınmıyor. İki taraf da zaman zaman birbirini üçüncü bir aktörün (Batı, Çin vs.) değerlendirmesi üzerinden tanıma yoluna gidebiliyor. Bu durumun aşılması için üçüncü zirvede “hedef ülke sathının tamamında tanınırlığın tesisi” bağlamındaki çalışmaların yapılması son derece yerinde olacak. Unutulmamalıdır ki, imaj sorununun halledilmesi hem ticari ve içtimai hem de siyasi ilişkilerin geliştirilmesi noktasında ön ayak olma potansiyeline fazlasıyla sahip. Bu doğrultuda Afrika ülkelerine nispeten daha köklü bir devlet geleneğine sahip olan Türkiye’nin, Afrika ülkelerine rol-model olma yolunda gayret sarf etmesi ve zirvenin gidişatını “kapsamlı ve sağlam bir şekilde gerçekleştirilecek ilişkiler ağı” üzerine kurması, ikili ilişkilerde tıkanıklığa neden olan birçok sorunun aşılabilmesine olanak sağlayacak.

AFRİKA’DA NELER OLUYOR?

  • Afrika kıtası ile Çin arasındaki hava trafiği son 10 yılda yüzde 630 artış gösterdi. Etiyopya, Çin ile hava trafiğinde birinci sıraya yükselen ülke oldu.
  • Afrika’da son yıllarda ekonomik ve siyasi etkinliğini artıran Çin’in faaliyetleri kıta gündeminin ilk sıralarında. Çin’in yatırımları ülkeler için kısa vadede pozitif gözükse de uzun vadede sorunları beraberinde getireceği aşikâr.
  • Facebook yalan haber denetimi için başlattığı Africa Check Programı kapsamına Yoruba, Igbo, Sevahili, Wolof, Afrikaans, Zulu, Setswana ve Sotho dillerini de ekleyerek Sahraaltı Afrika’da programın kapsamını genişletti.
  • Güney Sudan lideri Salva Kir’den dikkat çeken görüşme. Salva Kir, Darfur’daki isyancıların oluşumu Adalet ve Eşitlik Hareketi lideri Cibril İbrahim Muhammed ile bir araya geldi. Görüşmede konu Kuzey Sudan’da barış ve istikrarın tesis edilmesi oldu.
  • Güney ve Doğu Afrika’daki Afrikalı liderler, Mozambik’te yıllardır süren çatışmayı bitirmeye yönelik barış anlaşmasına katıldılar. Anlaşma, hükümetteki Mozambik Kurtuluş Cephesi (FRELIMO) ve muhalif Mozambik Ulusal Direnişi (RENAMO) arasında gerçekleştirildi.
  • Nijerya Cumhurbaşkanı Muhammadu Buhari, Nijerya Merkez Bankası’nın gıda ithalatı için fon ayırmayacağını açıkladı.
  • Nijerya’nın Federal İç Gelir Servisi (FIRS), gelecek yıldan itibaren Naira cinsinden kartlarla yapılan tüm online alışverişlerde vergi koymayı planlıyor.
  • Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Nijer Dışişleri, İşbirliği, Afrika Entegrasyonu ve Yurtdışında Yaşayan Nijerliler Bakanı Kalla Ankourau’yı Ankara’da ağırladı.
  • Uganda’da bir kasabada çöpten enerji üretme projesi üzerine çalışılıyor. Uzmanlar günlük 100 tonluk atıktan ortalama 60 MW’lık enerji sağlanabileceğini tahmin ediyorlar.
  • Zimbabve eski başkanı Robert Mugabe’nin 4 aydır Singapur’da sağlık sorunlarından dolayı hastanede gözlem altında tutulduğu, Zimbabve’nin mevcut başkanı tarafından duyuruldu.