Teknolojide gelinen seviye ve kamu kurumları arasında bilgi paylaşımı

Osman Arıoğlu

Paylaş LinkedIn E-posta
Yayınlanma tarihi: 06 Aralık 2019 Cuma
AA + -

Osman Arıoğlu

Teknolojinin gelişmesi, insan hayatını kolaylaştıran ve zamanı daha verimli kullanıma imkan veren bir olgu. Daha önce bizzat ilgili yere gidip sıra bekleyip bir hayli de zaman kaybedip sonra halledilen işlerin günümüzde bir telefon ekranı üzerinden yapılabilmesi güzel bir örnek. Buna örnek olarak bankacılıktaki EFT veya havale ve hatta para çekme ve yatırma işlemlerini örnek olarak verebiliriz. Artık e-Devlet sayesinde birçok hizmetin teknolojik olarak kolayca yapılabiliyor olması da böyle.

Günümüzde artık bilgiye ulaşmak çok daha kolay hale geldi. Ancak bir de bakıyorsunuz bazı işlerin halen daha teknolojik olarak yapılabilme imkanı varken yine eski usul devam ediyor olması da bunun istisnalarını oluşturuyor. Örneğin pasaport işlemlerinin nüfus müdürlüklerine geçmesinden sonra bir defalık da olsa yine ilgili kamu kurumundan yazı istenilmesi gibi istisnai durumlar var. Halbuki, bu işlem emniyet bünyesinde yapılırken aynı prosedürler yerine getirilmiş olabiliyor.

İşlemin yapılması için gerekli bilginin internet üzerinden bir sorgu ekranı vasıtasıyla doğrudan yapılabilmesi esasen hiç de zor bir işlem olmamalı. Bunların bugün yapılamıyor olması, kurumsal taassuptan kaynaklanabiliyor. Birçok bilgi farklı kamu kurumları tarafından tekrar tekrar istenebiliyor. Örneğin 1980’li yılların başında çıkarılmış bir yasa hükmüne göre yeni işe girişlerin emniyete da bildirilmesi gibi bir kanun hükmü var. Bu hüküm o günün şartlarında belki gerekliydi çünkü o günün koşullarında bugünün teknolojik imkanları yoktu. Bugün geldiğimiz noktada artık bir kamu kurumuna verilen bir bilgiye diğer kamu kuruluşu da rahatlıkla ulaşabilir. Bu konuda yapılması gereken hangi bilginin hangi kurumlarla otomatik paylaşılacağının veya hangi bilginin sorgulama yapılmak suretiyle e-Devlet üzerinden diğer kamu kurumları tarafından ulaşılabileceğinin belirlenmesi. Bir işyerinde işe başlayanın Sosyal Güvenlik Kurumu’na bildirilmesi olmazsa olmaz. Artık bu işyerinde işe başlayanın bir de ayrıca emniyete bildirilmesi gerekli olmamalı. Yeni işe başlayanların bilgisinin otomatik olarak emniyete akması, emniyet içinde de sorumluluk alanındaki en uç noktaya kadar bu bilginin otomatik paylaşımının yapılması teknoloji ile mümkün. Aynı şekilde, işten ayrılışların da yine Sosyal Güvenlik Kurumu’na bildirilmesi bir zorunluluk ve gereklilik. İşten ayrılan bilgilerinin de yine Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından otomatik olarak emniyete de bildirimi aktarılabilecek. Buna benzer birçok konu artık kamu kurumları arasında otomatik paylaşılabilir durumda. Bunun için programlara kısa ilavelerin yapılması yeterli. Zaten e-Devlet sisteminin kuruluşundaki temel amaç, vatandaşın hayatının kolaylaştırılması ve kamunun da bilgiye süratli bir şekilde ulaşımının sağlanması. Yapılması gereken her kurum tarafından hangi bilginin hangi kurumdan alınabileceğine yönelik bir çalışma ve buna ilişkin o kurumla işbirliği yaparak bilgiye ulaşıma ilişkin gerekli.

2000’li yılların başlangıcında vergi ve sosyal güvenlik prim bildirgelerinin birleştirilmesi çalışmalarının başlatılmış olmasının da temel iki amacı vardı: Bir yandan vergi ve sigorta primlerindeki kayıp kaçağın önlenmesi, diğer yandan da vatandaşın hayatını kolaylaştırmak.

Bugün teknolojik gelişme anlamında gelinen noktaya baktığımızda; muhtasar ve sosyal güvenlik prim bildirgelerinin birleştirilmesinin artık vatandaşın veya bildirge hazırlayan mali müşavirin hayatını kolaylaştırıcı etkisinin pek olmadığının, aksine biraz zorlaştırabileceğinin göz önünde bulundurulması daha doğru olacak. Bunun yerine, kurumlar arası bilgi alışverişi ve takibatın tek kurum tarafından yapılması konusu daha basit ve kolay çözüm olabilecek.

Demek istediğimiz teknolojinin hayatı kolaylaştıran ve bilgi ve kontrolü kolaylaştıran yanları birlikte değerlendirilerek, en efektif şekilde kullanılması önemli. Mevcut süreçlerin imkanlar ölçüsünde kısaltılması, yapılması gerekenlerin başında gelecek. Bu nedenle de her kurum kendi içerisinde güncelliğini kaybetmiş uygulamaları sürekli ayıklamalı, bilgiye ulaşmanın daha basit yollarını kovalamalı ve hedef olarak insan veya vatandaş hayatını kolaylaştırmak ve etkinliği ve verimliliği artırmak üzere neler yapılacağını sürekli irdelemeli. Biz burada bir iki örnek verdik. Buna benzer örnekleri çoğaltmak mümkün.