Afrika’da ortak paraya geçiş

Dr. Muhammed Tandoğan

Paylaş LinkedIn E-posta
Yayınlanma tarihi: 06 Aralık 2019 Cuma
AA + -

Afrika ülkeleri 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren siyasi bağımsızlıklarını kazandılar ancak aynı şeyi ekonomik alanda sağladıklarını söylemek güç. Afrika’daki 14 devletin 26 Aralık 1945’te Fransa tarafından tedavüle sokulan CFA Frangı kullanması bunun göstergelerinden.

CFA Frangı’ndan çıkmak isteyen Afrikalı liderler, çeşitli siyasi ya da ekonomik istikrarsızlıklarla ve iç karışıklıklarla yüzleşmek zorunda kalıyor. Ortak para birimi ECO’yu geliştiren Afrika ülkelerinde geçiş sürecinin 2020’de onaylanması bekleniyor.

Dr. Muhammed Tandoğan
tandoganmuhammed@ gmail.com

Siyasi olarak birçoğu 20. yüzyılın ikinci yarısında bağımsızlığını ilan eden Afrika ülkeleri, tam bağımsızlıklarına kavuşabilmek için hâlâ mücadele ediyor. Kıta ülkelerinin bağımsızlıklarını kazandığı süreçte, sömürgeci güçler tarafından bu ülkelerin bağımsızlıklarının kontrollü bir şekilde sağlanması öngörülmüş, Afrika üzerindeki küresel tahakküm varlığını devam ettirecek şekilde yeniden tasarlanmıştı. Bu nedenle, kıta ülkeleri beklenen siyasi ve ekonomik atılımı onlarca yıldır bir türlü gerçekleştiremezken, kökü sömürgeci pratiklere uzanan birçok önemli problemle boğuşmak zorunda. Tam da bu noktada, para politikaları konusu Afrikalı karar alıcıların ve siyaset yapıcıların karşısına çözülmesi gereken hayati meselelerden biri olarak karşımıza çıkıyor. Zira kıta ülkelerinin tam manasıyla bağımsız olmalarının yolu genelde ekonomilerinin özelde ise para politikalarının bağımsız olmasından geçiyor.

EKONOMİK TAHAKKÜM

Geçmişte kıta üzerinde güçlü bir sömürge rejimi kuran Fransa, günümüzde de Afrika ülkelerinin ekonomik bağımsızlığının ve periferi ülkelerle başarılı ekonomik ilişkiler geliştirmelerinin önündeki en büyük engel olarak göze çarpıyor. Fransa’nın bu yöndeki girişiminin en büyük enstrümanı ise 26 Aralık 1945’te tedavüle soktuğu CFA Frangı. Söz konusu para birimi, uluslararası para birimleri karşısında oldukça düşük bir karşılığa sahip. Öyle ki, 1 Amerikan doları yaklaşık 590 CFA Frangı’na denk gelirken, 1 Euro yaklaşık 650 CFA Frangı’na tekabül ediyor. Hâlihazırda Batı Afrika’da yer alan Benin, Burkina Faso, Gine-Bissau, Fildişi Sahili, Mali, Nijer, Senegal ve Togo ile Orta Afrika’da yer alan Kamerun, Orta Afrika Cumhuriyeti, Çad, Kongo-Brazzaville (Kongo Cumhuriyeti), Ekvator Ginesi ve Gabon, CFA Frangı’nı ulusal para birimleri olarak kullanıyor. Bu ülkelerden bir zamanlar Portekiz sömürgesi olan Gine Bissau ile İspanya sömürgesi olan Ekvator Ginesi dışında kalan bütün ülkelerin Fransa’nın eski sömürgeleri olması ise dikkat çekici.

PARİS’TE İŞLETİLİYOR

Fransa, Afrika’daki 14 devlet adına ürettiği CFA Frangı’nı kullanmalarının karşılığında bu ülkelerin döviz rezervlerinin yüzde 50’sini günlük yüzde 0.72 sabit kur oranıyla Paris Borsası’nda işletme hakkına sahip. 1960’lı yıllarda yüzde 80’i bulan bu oran, 2012’de yüzde 65’e, daha sonraki süreçte ise -şimdiki haliyle- yüzde 50’ye düşmüş. Fransa menşeli bu para birimi, Paris yönetimine Afrikalı ulusların ekonomik ve siyasi süreçleri üzerinde etkili olma olanağı sağlarken, bu ülkenin yöneticileri gerekli gördüğü durumlarda CFA Frangı kartını kullanarak kıta ülkelerinin ekonomilerini -çok istisnai durumlarda olsa da- manipüle edebiliyor. Bu para biriminin birbirine komşu olan ülkelerde basit bir kâğıt parçasından başka hiçbir anlam ifade etmemesinin yanı sıra düşük kur oranları ise kıta dışı ticareti zorlaştıran bir etken olarak Afrika ülkelerinin ekonomik potansiyellerinin altını her geçen gün daha fazla oyuyor.

CFA FRANGI’NIN ÜSTÜNLÜĞÜ

Fransa’nın eski sömürgeleri ile bağımsızlıklarını kazanan kıta ülkeleri arasındaki sıkı ilişkilerini sürdürmesi anlamına gelen CFA Frangı’ndan çıkmak isteyen Afrikalı liderler, çeşitli siyasi ya da ekonomik istikrarsızlıklarla ve iç karışıklıklarla yüzleşmek zorunda kalıyorlar. 2012’de Mali’deki darbe, Fildişi Sahili’nin karşı karşıya kaldığı iç istikrarsızlık, Çad Gölü havzasındaki tedhiş hareketleri bu duruma örnek teşkil ediyor. Libya’nın devrik lideri Muammer Kaddafi’nin de Afrika’da ortak bir para birimi hayalinin olduğu ve bunu gerçekleştirmek için geçmişte çeşitli çalışmalar yaptığı biliniyor. Öyle ki, Kaddafi 30 milyon dolar harcadığı Afrika Para Birliği (UMA) ve Afrika Merkez Bankası (BCA) gibi projeleri vasıtasıyla 2014’te ilk para basımını hayata geçirmeye yönelik adımlar atıyordu. Son yıllarda ise Benin, Burkina Faso, Fildişi Sahili, Gambiya, Gana, Gine, Gine Bissau, Liberya, Mali, Nijer, Nijerya, Senegal, Sierra Leone, Togo, Yeşil Burun Adaları’ndan oluşan Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu (ECOWAS) isimli örgüt, üye ülkelerde geçerli olacak ve CFA Frangı’nı ortadan kaldıracak yeni ve ortak bir para birimini kullanıma sokma yönünde çaba gösteriyor. Ancak bu para biriminin, yeni-nesil ekonomik bir sömürge aracı olup olmadığı konusunda halen güçlü şüpheler mevcut.

ORTAK BİR PARA BİRİMİ OLARAK ECO

ECOWAS’ın 2015’ten bu yana hayata geçirmek için çalışmalarını sürdürdüğü ortak para biriminin adı ECO. Bu para biriminin tedavüle girmesinin üye ülkeler arasında ortak pazarın ve ortak seyahat imkânlarının oluşturulmasına da önemli katkılar sağlaması amaçlanıyor. Örgüt bünyesinde ortak bir para birimi kullanılması yönünde ilk taslak çalışma 2019’un mayısında tamamlandı. Aynı yılın temmuzuna gelindiğinde ise Fildişi Sahili Cumhurbaşkanı Alassane Ouattara, Fransa ziyareti esnasında yaptığı açıklamada CFA Frangı kullanan ülkelerinin ECOWAS bünyesinde yeni ve ortak para birimi olan ECO’ya geçme kararı aldığını duyurdu.
Taslağın ve ortak para birimine geçiş sürecinin 2020’de onaylanması bekleniyor. Uzun vadede CFA Frangı’nın Afrika’da oluşturduğu tahakkümün yerini ECO’ya bırakması öngörülürken, örgüt bünyesindeki 15 üye ülkenin yalnızca 6’sının yeni para birimine geçiş yönünde adımlar atması, sürecin beklenenden uzun sürebileceğinin sinyallerini veriyor.

Kıta ülkelerinin sömürge para birimi olan CFA Frangı’ndan uzaklaşarak kendi milli paralarına geçiş yönünde irade ortaya koyması, kıtadaki ekonomik dengelerin orta ve uzun vadede yeniden şekilleneceğini ortaya koyuyor. Bu durumun Afrika ülkelerinin kıta dışından gelen aktörlerle olan ekonomik ilişkilerini etkileyeceği tartışmasız bir gerçek olarak karşımızda dururken, sömürgeciliğin son kalıntılarını da ortadan kaldırmaya çalışan Afrika kıtası ülkeleri ekonomi sahasında kendisiyle işbirliği kuracak yeni dostlarını bekliyor.

Hiç şüphesiz, bu aşamada önemli aktör olarak ön plana çıkabilme potansiyeli bulunan Türkiye’nin ve girişimcilerinin kıtanın bu yeni ortak para politikasını izlemesi ve bu alanda doğabilecek yeni gelişmelere kendisini hazırlaması büyük önem arz ediyor. Diğer yandan katılım bankacılığı modellemeleriyle güçlü bir finansal tecrübeyi bünyesinde barındıran Türkiye’nin, Afrika ülkeleriyle bu süreçte kurumsal paylaşımlarda bulunması gerçekten büyük hamle olarak karşımızda duruyor.

KITADA NELER OLUYOR?

  • 12 Afrika ülkesinin devlet ve hükümet başkanlarının katıldığı G20 Afrika Ortaklığı Müşterek Geleceğe Yatırım Zirvesi, Almanya Şansölyesi Angela Merkel’in ev sahipliğinde Berlin’de gerçekleşti.
  • 25 Kasım’da Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da düzenlenmesi planlanan Arap-Afrika Zirvesi’nin ertelendiği duyuruldu.
  • Afrika Birliği, İngiltere’nin Morityus’a ait olan Chagos Takımadaları’ndaki sömürgeci yönetimine son vermesi ve bölgeden çekilmesi çağrısı yaptı.
  • Afrika kıtasının hızlı büyüyen ekonomisi ve teknoloji merkezi adayı Ruanda, başkent Kigali’de 70 hektarlık alana Silikon Vadisi’nden esinlenen İnovasyon Merkezi inşa ediyor.
  • Burkina Faso Genelkurmay Başkanlığı, Fransa’ya, hükümete bilgi verilmeden yaptığı uçuşların düşman saldırısı olarak nitelendirileceği ve uçakların vurulacağı uyarısında bulundu.
  • Çin, Kenya ana ticaret limanı Mombasa Limanı’na ulaşan demiryolu hattının yapımı sırasında Çin’den kullanılan kredilerin geri ödenmemesi nedeniyle bu limana el koymaya hazırlanıyor.
  • Dünyanın en hızlı büyüyen ekonomileri arasında başı çeken Afrika ülkelerine yatırım hızla artarken, yılın 9 ayında 11.5 milyar dolarlık ihracat gerçekleştiren Türkiye, Afrika’ya en çok sanayi ürünleri sattı.
  • Senegal Havayolları yaklaşık 732 milyon dolar değerinde sekiz Airbus SE A220-300 dar gövdeli jet için ön siparişi almaya yakın.
  • Yapılan araştırmalara göre Sahraaltı Afrika’da insan kaçakçılığı mağdurlarının yüzde 50’sinden fazlasını çocuklar teşkil ediyor.

Burkina Faso, Gana, Gine, Liberya ve Mali’yle komşu olan Fildişi Sahili’nde nüfusun 5’te biri, Abidjan’da yaşıyor. Ekonominin de merkezi olan Abidjan’daki pazarlar gün boyu hareketli. Yerel Tchaman dilinde ‘kavşak’ veya ‘merkez’ anlamına gelen Adjeme Pazarı, 7 gün 24 saat açık ve Orta Batı Afrika’nın en önemli ticaret merkezi sayılıyor. Fildişi halkının yanı sıra çevre ülkelerden gelenler burada ticari faaliyetlerini sürdürüyor.

Dünyanın bir numaralı kakao üreticisi olan Fildişi Sahili, 515 kilometrelik Atlas Okyanusu’ndaki sahil şeridiyle turizm potansiyeli yüksek Afrika ülkeleri arasında yer alıyor. Hindistan cevizi ağaçlarının gölgelediği okyanus suları, mevsim koşullarına göre turkuaz renge bürünüyor. Sahil, sayısı az da olsa misafirlerini ağırlıyor.