Afrika ile ortaklık zirveleri yarışa dönüştü

Dr. Muhammed Tandoğan

Paylaş LinkedIn E-posta
Yayınlanma tarihi: 03 Ocak 2020 Cuma
AA + -

1990’lı yıllarda Fransa ve Japonya’nın Afrika ülkeleriyle başlattığı zirveler, 2000’li yıllarda Çin ile ivme kazandı. Çin’in kıta ülkeleriyle olan ticaret hacmini 20 yıldan kısa bir sürede 200 milyar dolara çıkarması, diğer büyük devletleri de harekete geçirdi.

Rusya ilk kez 2019’da Afrika ülkeleriyle bir zirve düzenleyerek, bir anlamda ‘kıtadaki rekabette ben de varım!’ mesajı verdi. Kıta ülkeleriyle 3. zirvenin hazırlıklarını sürdüren Türkiye ise ‘kazan-kazan’ yaklaşımıyla yarıştaki iddiasını sürdürüyor.

Dr. Muhammed Tandoğan
tandoganmuhammed@gmail.com

Gün geçmiyor ki, Afrika kıtası uluslararası politikada adından daha fazla söz ettirmesin ya da küresel aktörler arasında artarak devam eden bir rekabetin konusu olmasın. Bu doğrultuda kıta üzerindeki nüfuz alanını genişletmek isteyen küresel aktörler, Afrika ülkeleri ile çeşitli alt başlıkları olan zirveler düzenlemeyi önemli bir araç olarak kullanıyor. 1990’lı yıllarda Fransa ve Japonya’nın başını çektiği Afrika ülkeleri ile gerçekleştirilen zirveler, 2000’li yıllara gelindiğinde özellikle Çin’in bu alandaki faaliyetleri nedeniyle muazzam bir ivme kazanmış durumda. Günümüze uzanan süreçte Avrupa Birliği ülkeleri, Rusya, Hindistan, Türkiye ve Güney Kore gibi çeşitli aktörlerin de Afrika ülkelerinde zirve düzenleme yarışına dahil olması, bahsi geçen zirveleri kıta ülkeleri ile ilişkilerde aşama kaydetmek isteyen ülke ve aktörler için olmazsa olmaz bir unsur haline getiriyor.

2000’DE HIZLANDI

Küresel aktörlerin Afrika ülkeleri ile düzenledikleri zirvelerin öncelikli amacı, rakibinin etki alanını dengelemek olarak göze çarpıyor. Bu amaç özellikle Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile Çin Halk Cumhuriyeti söz konusu olduğunda daha kapsamlı bir şekilde ön plana çıkıyor. İlki 2000’de olmak kaydıyla her üç yılda bir düzenlenen Çin-Afrika İşbirliği Forumu’nun (FOCAC) sağladığı kazanımlar neticesinde bu ülkenin kıta ülkeleriyle olan ticaret hacminin 20 yıldan kısa bir süre içerisinde 200 milyar doları aşması, Afrika ülkeleriyle olan ticaret hacmi 50 milyar dolar dolaylarına kadar gerileyen ABD’yi de bu yönde bir atılım gerçekleştirmek zorunda bırakmıştı. Böylece 2014-2018 yılları arasında kıta ülkeleri ile iki ayrı zirve düzenleyen Washington yönetimleri, söz konusu zirveleri Çin’i çevrelemenin ve küresel rekabetin bir aracı haline getirdi. Rusya’nın da ilk kez 2019 yılında Afrika ülkeleriyle bir zirve düzenleyerek, bir anlamda ‘kıtadaki rekabette ben de varım!’ mesajı vermesi, yakın gelecekte işlerin daha da kızışacağının ilk emareleri.

BÖLGESEL REKABET

Afrika ülkeleri ile düzenlenen zirveler, küresel rekabette olduğu kadar bölgesel rekabette de önemli bir rol oynuyor. Dikkatle incelendiği zaman, Doğu Asya’da Çin, Japonya ve Güney Kore arasında patlak veren bölgesel nüfuz çekişmesi, zirveler aracılığıyla Afrika’ya da taşınmış durumda. Daha önce bahsedildiği gibi Çin’in Afrika ile olan münasebetlerinde bahsi geçen zirvelerden azami ölçüde istifade etmesi, Japonya’nın ve Güney Kore’nin de bu yöndeki politikalarını yeniden gözden geçirmelerine yol açmış. Zira 1993’ten 2013’e kadar 4 zirve düzenleyen Japonya’nın, 2013’ten 2018’e uzanan süreçte 3 zirve düzenlemesi ve üstelik ilk kez 2016’da bu zirvelerden birini Japonya’nın dışında, Kenya’nın başkenti Nairobi’de gerçekleştirmesi bu sürecin dikkat çekici göstergelerinden. Öte yandan, 2006’dan günümüze kadar 5 kez düzenlenen Kore-Afrika Ekonomik İşbirliği Konferansı (KOAFEC) da söz konusu rekabetin bir başka örneği konumunda.

YENİ AKTÖRLER

Afrika’ya olan ilginin artması, uluslararası siyasette etkili olmak isteyen çeşitli yeni aktörlerin de kıta ülkeleri ile zirve düzenlemelerine yol açıyor. Hindistan ve Türkiye bu öngörüye örnek olarak gösterilebilecek iki ülke olarak karşımıza çıkıyor. İlk kez 2008’de Yeni Delhi’de kıta ülkelerinin katıldığı bir Afrika zirvesi düzenleyen Hindistan, bu zirvenin ardından 2011’de Addis Ababa’da, 2015 ve 2019’da ise yine Yeni Delhi’de üç ayrı zirve daha düzenledi. Söz konusu zirveler, Hindistan ile Afrika ülkeleri arasındaki ticaretin 60 milyar dolar seviyelerine çıkmasını sağlarken, bu ülkenin Afrika’nın önemli ticari ortakları arasına girmesine de olanak veriyor. Türkiye ise 2000’li yıllarda artan Afrika’ya yönelik farkındalığının bir yansıması olarak evvela 2005’i ‘Afrika Yılı’ ilan etti, sonrasında ise kıta ülkeleriyle 2008’de İstanbul’da, 2014’te ise Ekvator Ginesi’nde iki ayrı zirve düzenledi. Artan ilişkilere bağlı olarak, Ankara yönetiminin Afrika ülkeleri ile düzenleyeceği üçüncü zirvenin ise 2020’de düzenlenmesi ve bu doğrultuda eğitim, enerji, sağlık, tarım ve savunma sanayii alanlarında yeni tecrübe paylaşımlarının ve kalkınma modellemelerinin önünün açılması planlanıyor.

Kıta ülkeleri ile gerçekleştirilen bu zirveler, bir yandan Afrika’nın dünyaya açılması için olanak sağladığı yönünde olumlanırken, diğer yandan yeni-sömürgecilik şüpheleri nedeniyle endişe ile karşılanıyor. Düzenlenen zirvelerde küresel aktörler için kıta ülkelerinin doğal kaynaklarına ulaşmayı kolaylaştırma yönünde birtakım girişimlerde bulunulması, bu endişenin vücut bulmuş hali olarak karşımıza çıkarıyor. ABD ve Çin gibi aktörlerin aksine, Türkiye’nin kıtadaki mevcudiyeti ve gerçekleştirdiği zirveler, kıta ülkeleri için özel bir anlam ifade ediyor ve yeni sömürgecilik cereyanından uzak yapısıyla dikkat çekiyor. Tarihinde sömürgeci eğilimlerin bulunmamasının yanı sıra, uluslararası siyasetteki adaleti sağlamaya yönelik çıkarılan güçlü ses, bu ülkenin kıta ülkeleri nezdinde teveccüh görmesine ve karşılıklı güven ortamının doğmasına yol açıyor. Öte yandan, Türkiye ile Afrika ülkeleri arasında geçmişte düzenlenen iki zirvenin muhtevası düşünüldüğünde, kıtanın kaynaklarına erişim noktasında herhangi bir girişim emaresine rastlanmıyor. Bu yönüyle, 2020’de İstanbul’da gerçekleştirilmesi planlanan zirve, gerek Afrika ülkelerinin gerekse Türkiye-Afrika ilişkilerinin geleceği adına karşılıklı güven tazelemenin güçlü izlerini bünyesinde barındırıyor.

1990'DAN BU YANA ZİRVE DÜZENLEYEN ÜLKELER

Fransa      12

Japonya     7

Çin             7

G.Kore       6

AB              5

Hindistan    3

ABD            2

Türkiye        2

Rusya         1

KITADA NELER OLUYOR?

  • Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Afrika Birliği Komisyonu Başkanı Musa Faki Mahamat 19. Doha Forumu çerçevesinde bir araya geldi. İkili, 2020’de Türkiye’de gerçekleştirilecek Türkiye-Afrika Zirvesi’nin hazırlıklarını ele aldı.
  • Fildişi Sahili ile 7 ülke daha 74 yıllık Fransız CFA’sını kullanmayı bırakarak, Fransa Merkez Bankası ile teknik olarak tüm bağlarını keseceğini açıkladı.
  • IMF, Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin rezervlerini artırmak için 368 milyon dolarlık krediyi onayladı.
  • Kongolu aileler, Apple, Google, Dell, Microsoft ve Tesla gibi dünya devi şirketlere, kobalt madenlerinde çocuk işçilerin ölümüne ve yaralanmasına neden oldukları gerekçesiyle tazminat davası açtı.
  • Mısır, Sudan ve Etiyopya’nın su işlerinden sorumlu bakanları, Nil Nehri’ne inşa edilen Hedasi Barajı’na ilişkin 15 Ocak 2020’ye kadar 4 toplantı yapacak.
  • Nijerya, Ocak 2020 yılı itibariyle tüm Afrikalılara ülkeye vizesiz giriş sağlanacağını açıkladı.
  • Türkiye ile Somali arasında ilk tarım fuarı olma özelliği taşıyan ‘Somturk Agro Expo 2019’ fuarı başkent Mogadişu’da açıldı. Fuara Türkiye ve Somali’de tarım alanında faaliyet gösteren 20 firma katıldı.