Yeni bir iş modeli olarak ‘token’laşma

Dr. Adnan Veysel Ertemel

Paylaş LinkedIn E-posta
Yayınlanma tarihi: 31 Ocak 2020 Cuma
AA + -

Dr. Adnan Veysel Ertemel
adnan.ertemel@gmail.com

Bu yazıda kayıt zinciri (Blockchain) teknolojisinin önemli yapı taşı olan token kavramına yakından bakacağız. Token (kripto-para); dijital varlık olarak adlandırılabilir. Bir tür jeton olarak tanımlanabilecek ‘token’, sadakat puanı gibi kavramları ifade edebilecek biçimde, bir ağa dahil olma hakkını veren, kopyalanamaz ve zayi olmaz bir varlığı ifade eder. Farklı token çeşitleri olmakla birlikte temelde iki tür token vardır.

1 - Hizmet (Utility) tokenı

Hizmet tokenı kullanıcı tokenı veya uygulama tokenı olarak da adlandırılır ve bir şirketin ürününe veya hizmetine erişimde kullanılır. Hizmet tokenlarına örnek olarak merkezi bir varlık olan Uber’e rakip olan La’Zooz tokenı verebiliriz. La’zooz, sürücülerin verdikleri hizmet karşılığında nakit para yerine Zooz token’ı (jeton’u) elde ettiği tamamen merkeziyetsiz bir proje.

2 - Menkul kıymet (security) tokenı

Bir öz sermaye, sınırlı sorumlu ortaklık şirketinin hisseleri veya mal gibi gerçek varlıklar tarafından desteklenebilen varlık olarak tanımlanabilir. Menkul kıymet tokenları sayesinde dünyanın herhangi bir yerindeki (A.Ş. statüsünde olmayan) herhangi bir şirket vizyonunu ortaya koyarak projesini ya da şirketin tümünü tokenlara bölüp dünyanın her yerindeki potansiyel yatırımcılardan yatırım çekebilir. Diğer yandan altın gibi değerli varlıklara dayalı ya da gayrimenkul alanında kripto projeler geliştiriliyor. Amsterdam merkezli Primalbase Token (PBT dünyanın farklı şehirlerinde açtığı paylaşımlı ofislerde kullanmak ya da kiralamak için kendine ait alan satın almasına imkan veriyor. Projeye sadece yatırım için dahil olunabileceği gibi henüz projenin başındayken çok uygun fiyata kullanmak üzere ömür boyu ofis alanı edinmek için de kullanıldı. Token (hisse) fiyatı şu an 206 dolar civarında olan proje dünyanın daha farklı coğrafyalarına açılmaya çalışıyor.

Örneğin Amazon.com, Alibaba.com gibi dev hacimlere ve ekonomik büyüklüklere ulaşmış markaların gelecekte kendi tokenlarını çıkararak ödemeleri bu şekilde alması da mümkün.

Bunların haricinde bir dava pazarlaması örneği olarak önemli isimler kendileri / projelerini tokenlaştırıp sadık müşterileri ya da fanatiklerinin davanın bir parçası olmasını sağlıyor. Buna örnek olarak bir müzisyen olan Tatiana Moroz’un çıkardığı Tatiana Coin’ı (TAT) verebiliriz. Şarkıcı, fanatik kitlesinin tokenlarını alarak müzik kariyerini desteklemesine imkan veriyor. Karşılığında özel konserlere ücretsiz giriş, kendisiyle doğrudan iletişim şansı gibi bazı ‘ödüller’ veriyor.

Tokenlara sahip olmanın iki temel yolu söz konusu; birincisi ‘ilk token arzı’ olarak adlandırılabilecek ICO (Initial Coin Offering) ile projenin başında arz edilen tokenlara uygun fiyattan sahip olmak. Diğeri de tokenların serbestçe alınıp satılabildiği borsalardan alım yapmak.

Kayıt zinciri ekosisteminde fon toplama aracı olarak kullanılan ICO, hisse senetlerinin ilk halka arzı (IPO) benzeri bir mekanizma olarak çalışıyor. Bir projenin hikâyesine ve geleceğine inanan yeni nesil tüketiciler vaad edilen vizyonun bir parçası olmak için projenin başındayken, bezen henüz ICO aşamasında uygun fiyata token satın alabiliyor.

Kısaca; birçok kripto-para projesinde alıcıların, satıcıların, hikayesine inanarak finanse edenlerin, yazılım geliştirici kitlesinin ve sistemi idame ettirmek için ihtiyaç duyulan olası diğer aktörlerin motive edici ödüllerle teşvik edildiği bir mekanizma tasarımı yapmak suretiyle bütünleşik ekosistemler geliştiriliyor.