Koronavirüsünün reel sektöre olası etkileri

Hikmet Baydar

Paylaş LinkedIn E-posta
Yayınlanma tarihi: 20 Mart 2020 Cuma
AA + -

Hikmet Baydar
hikmetbaydar@3-goz.com

Koronavirüsü ile mücadele çerçevesinde alınan tedbirler nedeniyle birçok firma beklenmedik risklerle karşı karşıya kalıyor. Bu riskleri tek tek ele alarak içinde bulunulan istisnai durumu en az yarayla atlatmaya çalışmanıza destek vermek amacıyla bu yazıyı hazırladık.

Koronavirüsünün Çin’de hızla yayılması ve tedavisinin henüz olmaması nedeniyle birçok fabrikaya üretim yapmama talimatı verildi. Bu nedenle Çin’de üretimde ciddi düşüşler olurken piyasa talebine de cevap verilememeye başlandı. Sevindirici haber, Çin’de virüsün etkisinin azalmasından dolayı tekrar üretime dönüleceğinin sinyallerinin alınması olsa da piyasanın tekrar Çin’e yönelmesi, hâlâ mikrobun geleceği korkusu nedeniyle kısa vadede biraz zor gözüküyor. Bu durum önümüzdeki dönemde Çin büyüme rakamlarında hedefin çok altında kalınacağı ihtimalini de fazlasıyla artırdı. 

TÜRKİYE İÇİN FIRSAT

Çin’den ithal girdiyle üretim yapan firmalar hammadde akışının sekteye uğraması nedeniyle üretim aksamaları yaşayabilirler. Bunun olmaması için yurt içi veya diğer ülke piyasalarında muadil hammaddeye ulaşabilmeleri gerekir. Bu durum ithalat departmanlarının ciddi bir çalışma yapmasını gerektiriyor. Alternatif hammadde fiyatının daha yüksek olması nedeniyle maliyetlerde de yükselme olma ihtimali artacaktır. 

Global piyasalarda Çin ürünlerine kaygı ile bakılması, ürün üzerinde koronavirüsü olabileceği tedirginliği, tüketiciyi başka pazarlara yönlendireceği hususu da madalyonun diğer yüzüdür. Bu konu, Türkiye için ciddi bir fırsat içeriyor. Daha önce Çin’e göre daha pahalı kalan ve bu nedenle ihracat yapamayan firmalar şimdi daha kolay mal satabilir duruma gelecekler. Bu durum Türkiye’nin 2020 yılında ciddi bir büyüme ivmesi göstermesine yol açacak. 

BORSADAKİ YABANCI FONLAR

Gelelim olayın finansal yüzüne… 

Borsa İstanbul; neredeyse travma haline gelen virüs bulaşma ve ölüm olayları neticesinde alınan katı tedbirlerin etkisiyle yabancıların portföy boşaltması nedeniyle mantık sınırlarının dışına çıkarak ciddi düşüşler gösterdi. Global borsalar dolar bazında rekorlar kırarken, zaten dolar bazında yüzde 50 civarında daha ucuz olan BIST hisse senetleri gelen satışlarla daha da düştü. Akabinde kredilerin teminat yetersizliği ve fon iadeleri nedeniyle pozisyonlarını stoplamak zorunda kalan fonlar yüzünden ciddi oranda gevşedi. 

Virüs salgınının daha da artacağı, alınan katı tedbirlerin ticarete ciddi zarar vereceği beklentisinin yanında yabancı fonlardan para çıkışı da bu satışın ana nedeni. Önümüzdeki günlerde piyasada virüs salgınının etkisinin azaldığı veya ilacın bulunduğu tarzı haberlerle aynı hızla geri yükselme potansiyeli çok yüksek. Şimdilik pozisyonu olanların panik ve stop satışlara uyarak mantık dışı pozisyon kapamaları sadece zararı realize etmek anlamına gelecek. Diğer virüsler gibi koronanın da etkisini bir şekilde kaybedeceği unutulmamalı.

DÜŞÜK MALİYETLE KAYNAK

Para piyasaları; merkez bankaları piyasalara ciddi şekilde para aktaracakları açıklamaları yaparken TCMB de dahil olmak üzere faiz indirimlerine hemen başladı. Amaç, reel sektörün yükünü hafifletmek. Mevcut olağanüstü durumun bir ekonomik krize yol açmaması için tüm alternatifler gözden geçiriliyor. Önemli olan kriz nedeniyle alınan tedbirlerle ciro engeliyle karşılaşan firmaların zararının ve nakit akışının devamlılığının sağlanması gerekiyor. 

Döviz kurları; Euro/dolar paritesi korona salgınının Avrupa bölgesinde ciddi şekilde etkili olmasına rağmen aylar öncesi 1.10 seviyesinde olması krizin yurt dışı parite dengesinde nelere yol açtığını gösteriyor. Oysa Türk Lirası/döviz paritelerine baktığımızda, yabancı portföy boşaltma hareketleri sonucunda dolara dönüş hareketleri piyasanın sığ olması nedeniyle abartıldı. O yüzden mevcut seviyelerden alırken iyi düşünmek lazım. Global ekonomilerde petrol fiyatlarının ciddi düşüş göstermesi ve Suudi Arabistan’ın üretimi daha da artırma kararı neticesinde enerji maliyeti düşecek olan Türkiye’nin lehine olan bu durumu dikkatlerden kaçırmamamız gerekiyor. Kaldı ki, krizin etkisinin azaltılması için piyasalara pompalanacak paradan Türkiye de nasibini alacak gibi görünüyor. Bu yolla daha düşük maliyetle kaynak bulmak kolaylaşabilir. 

Sonuç olarak bu salgının oluşturduğu riskleri, geçici olarak verdiği fırsatları iyi değerlendirenler önümüzdeki dönemde ciddi kârları yakalayabilirler. Sadece sağduyulu olmak, soğukkanlı davranmak ve de planlı hareket etmek yeterli.

Son sözümüz; riskler her zaman fırsat verir.