Dünya ticaretinde normalleşme nasıl olacak?

Dr. Can Gürlesel

Paylaş LinkedIn E-posta
Yayınlanma tarihi: 29 Mayıs 2020 Cuma
AA + -

Dr. Can Gürlesel
gurlesel@superonline.com

Covid-19 salgını nedeniyle ortaya çıkan koşullar içinde 2020 yılında dünya ekonomisi ve ticaretinde karşılaşılacak hasar giderek ortaya çıkarken, normalleşme sürecine ilişkin öngörüler de netleşiyor. Salgının olası seyri de bu konularda belirleyici oluyor.

1. Salgının seyri normalleşmede belirleyici olacak

Bu nedenle öncelikle salgının seyrine ilişkin beklentileri ve senaryoları değerlendirelim. Dünya genelinde salgın halen devam ediyor. Ancak günlük yeni vaka sayısı azalıyor ve birçok ülkede salgının yayılması kontrol altına alınmaya başlamış durumda. Bu çerçevede salgının dünya genelinde haziran ayı sonuna kadar tamamen kontrol altına alınacağı bekleniyor. Ancak bu salgının bittiği anlamını taşımayacak. Bu nedenle normalleşme süreci yeni normale geçiş olarak adlandırılıyor.

Yeni normal dönemi aşı bulunana ve dünya genelinde uygulanarak Covid-19’a karşı bağışıklık kazanılana kadar sürecek. Yeni normal içinde Covid-19’a karşı alınan önlemler de sürecek. Aşının bulunması ve dünya genelinde uygulanarak korunma sağlanması için takvim, 2021 yılı haziran ayına kadar bir dönemi içeriyor. Yeni normal de bu takvime bağlı olarak en azından 2021 yılı yaz aylarına kadar sürecek.

2. Normalleşmenin başında sert daralmaları yaşayacağız

Covid-19 salgını ve yeni normale ilişkin bu varsayımlar çerçevesinde dünya ekonomisinin 2020 yılında yüzde 4.0 küçülmesi, dünya mal ticaretinin de değer olarak yüzde 20.0 daralması bekleniyor. Ekonomide ve ticarette küçülme yaşanacak olmakla birlikte yıl içinde toparlanma olacağı da öngörülüyor. Nitekim salgının kontrol altına alınması ile ülkeler normalleşme planlarını açıklıyor ve uygulamaya koyuyor.

3. İkinci aşamasında toparlanma bekleniyor

Bu aşamada kritik konu, toparlanmanın hangi hızla ve hangi takvim içinde gerçekleşeceği oluyor. Özellikle ihracatçılar açısından dünya mal ve hizmet ticareti için toparlanma öngörüleri önem kazanıyor.

Mal ve hizmet ticaretinde muhtemelen farklı takvimler içinde toparlanma olacak. Hizmet sektörü Covid-19 önlemlerinden daha fazla etkilenmeye devam edecek.
Dünya mal ticareti ise 2020 yılında yüzde 20 daralacak. Yılın ikinci çeyreğinde daralma yüzde 30 seviyelerinde gerçekleşecek. Yılın üçüncü çeyreğinde mal ticaretinde toparlanma başlayacak. Ancak yine de geçen seneye göre yüzde 25 oranında bir daralma yaşanması muhtemel. Yılın son çeyreğinde ise ticaretteki küçülme önemli ölçüde yavaşlayacak. Yine muhtemelen son çeyrekte mal ticaretinde küçülme yüzde 15’e kadar inebilecek.

4. Yeniden büyüme 2021 yılında başlayacak

Dünya mal ticareti ilk büyümeye ise 2021 yılının ilk veya ikinci çeyreğinde geçebilecek. 2021 yılında yaşanacak büyüme ile dünya mal ticareti 2019 yılı seviyesinin yüzde 90’ına ancak dönebilecek. 2019 yılında 18.25 trilyon dolar olan dünya mal ticareti, 2020 yılında 14.5 milyar dolar seviyesine kadar inebilecek. 2021 yılında ise 16 milyar dolara ulaşabilecek.

5. Sanayi ürünlerine talebi tüketicilerin yeni tercihleri belirleyecek

Diğer sanayi ürünlerinin ticareti de tüketicilerin, sektörlerin ve kamunun yeni normal içindeki talep şekillenmesine bağlı olarak gelişme gösterecek. Öncelikle kamu kesimleri krize karşı açıkladıkları destek paketleri nedeniyle kaynaklarını bu alana yönlendirecek. Sağlık ve ilgili alanlar hariç diğer kamu yatırımlarında ve harcamalarında kısıntılara gidilecek. Tüketiciler ise iş ve gelir kayıpları ve yeni normal koşulları içinde önemli bir süre zorunlu harcamaları dışında tasarruf eğilimi içinde kalacak. Sektörler de tüketicilerin bu eğilimine paralel olarak kademeli bir talep artışı gösterecek. Tüm bu beklentiler bir arada değerlendirildiğinde sanayi malları ticaretinde de 2021 yılı sonuna kadar yayılacak kademeli bir toparlanma olacak.

6. Firmalar yeni normale hazırlanmalı

İhracatçılarımız 2021 sonuna kadar sürmesi muhtemel kademeli toparlanma beklentileri çerçevesinde yeni üretim, tedarik, istihdam, ihracat ve finansman planları hazırlamalı. Firmalar ayrıca kârlılıklarını sürdürebilecekleri yeni başa baş noktalarına uyum sağlamak için de mali iyileştirmeler yapmalı.