Açığa satış ve Borsa İstanbul

Hikmet Baydar

Paylaş LinkedIn E-posta
Yayınlanma tarihi: 06 Temmuz 2020 Pazartesi
AA + -

Hikmet Baydar
hikmetbaydar@3-goz.com

Sermaye piyasası, 1 Temmuz 2020 tarihi itibariyle XU30 endeksinde yer alan hisse senetlerinde açığa satış yasağını kaldırdı. Aynı gün BIST100 endeksi 117 binlerden 115 binli seviyelere kadar düştü.
 
Borsanın düşüşü gerçekten açığa satış imkanının geri gelmesiyle mi alakalı? Bu soruya cevap vermek için biraz kontrat alım satım mantığını irdelememiz gerekiyor.
 
Pay vadeli sözleşmeleri bir hisse senedinin gelecekteki fiyat beklentilerine göre bugünden belirli bir vadedeki değerinden el değiştirme hakkı veren organize bir piyasada işlem gören sözleşmelerdir. Yani bir hisse senedinin fiyatı pay vadeli işlem piyasasında yükseliyorsa, o hisse senedinin fiyatının yükseleceği beklentisinin olduğu anlamına gelir. Hesap yapılırken bugünden vadedeki hisse senedinin vade farkı da fiyatlara dahil edildiğinden fiyatların biraz yüksek olması yatay seyirde çok bariz taşıma maliyetini gösterir. Vadeli fiyat ne kadar düşükse gelecekteki beklenti o kadar kötüdür.
 
Kimlerin bu piyasaya ihtiyacı var ve ne amaçla kullanır, biraz da ondan bahsedelim.
 
Pay vadeli işlem sözleşmeleri 100 payı temsil eder ve alınan veya satılan her kontrat 100 pay işlemi ve değerini içerir. Bunu alan/satanları 3 grupta toplayabiliriz:
 
1. Riskten korunmak isteyenler. Ellerinde bu hisse senedi bulunanlar, borsa düşecek beklentisine sahip olanlar, ellerindeki hisse senedini satmak yerine burada kontrat satarak düşüş zararından etkilenmezler. Aynı şekilde hisse senedi almak isteyenler, ancak henüz alamamış olanlar da buradan sözleşme alarak çıkış fırsatını kaçırmamış olurlar.
 
2. Arbitraj yapanlar. Piyasadaki dalgalanmaları kullananlar, iniş ve yükselişlerden para kazanmak isteyenler, sözleşme ve hisse senedi fiyatlarındaki aşırı farklılıkları kullanarak para kazanabilirler. Çünkü vade sonunda fiyatlar eşitleniyor.
 
3. Spekülasyon yapanlar, hisse senedi trendlerini değerlendirerek para kazanmak amacıyla çıkış beklentisiyle alım, düşüş beklentisiyle satım yaparak trendleri değerlendirmeye çalışırlar.
 
Görüleceği üzere alım yapanların alım yapabilmesi için sözleşme satan birilerinin olması gerekir. Ya da tersten bakarsak, satış yapacak olanın satım yapabilmesi için bir alıcının olması gerekir. Burada ilginç olan, her zaman alıcı ve satıcının eşit olduğudur. Dolayısıyla fiyat tescilinde bir taraf kazanırken, diğer taraf da kaybeder.
 
Yukarıda kısaca özetlemeye çalıştığımız vadeli sözleşme işlem mantığından sonra sorumuzu tekrar soralım. Borsa, 1 Temmuz günü açığa satış yasağının kalkmasından dolayı mı düştü?
 
Bir süredir kalkan yasakla birlikte XU30 hisse senetlerinin düşeceği beklentisi olduğu takdirde söz konusu hisse kontratlarında satış gelme ihtimali var. Ancak 3 ay sonra sözleşme fiyatı piyasa fiyatıyla eşitleneceğinden fazla anlamsız fiyat farklarının oluşması beklenmemeli. Eğer oluşuyorsa derinlik problemi vardır ve alıcı/satıcı muhakkak incelenmeli. Burada bir oyun dönebilir ve kontrat tutanların stoplanması yani pozisyonunun otomatik kapattırılması hedeflenmiş olabilir.
 
Uzun zamandır bekleyen kontrat satış yönünde pozisyon almak isteyenlerin satışı gelmiş olabilir. Ancak XU30 hisse senetleri içerisinde yer alanlar, derinliği olan holdingler ve bankalar ile büyük çapta firmalardır. Böyle hisse senetlerinde manipülatif hareket yapmak için ciddi rakamlara ihtiyaç var. Bu işlemlerin manipülatif amaçlı olup olmadığı da her zaman incelenebilir. Çünkü sistemde her hareket kayıt altına alınıyor.
 
30 Haziran günü TÜİK tarafından açıklanan dış ticaret rakamlarında ihracatta ocak-mayıs döneminde yüzde 19.7, mayıs 2019/2020 karşılaştırmasında yüzde 40.9 oranında düşüş piyasadaki satışın asıl nedeni olabilir.
 
Şunu unutmamalıyız. Makro veriler ve yatırımlar ile ilgili haberler orta vadeli trendleri belirlerken, vadeli sözleşmelerle pay piyasası arasındaki fiyat farklılıkları farklı amaçlı oyuncular tarafından hemen değerlendirilerek kâr amaçlı kullanılır.
 
Borsalarda gerçekler satılırken beklentiler alınır. Pandemi nedeniyle gerçeklerin ne durumda olduğunu aşağı yukarı biliyoruz. Olumsuz etkilenenler çoğunlukta olsa da fırsatı lehine çevirenler de az değil. O yüzden o hisse senetleri fiyatları tarihi zirvelerini test etti. Ancak yara alanların gelecekte ne kadar performans göstereceğini tahmin edenler, bugünkü verilere göre değil, beklentileri gerçekleştiğindeki zaman verilerini baz alarak işlem yapacak. Bir şirkete yatırım yapılırken bugünden sonra ne olacağına bakılarak karar verilir.
 
Orta ve uzun vadeli düşünenler, ciddi şekilde ve güvenilir kişiler tarafından yönetilen hisse senetlerini tuttuklarında para kaybetme ihtimali çok düşük. Bunun için olağanüstü öngörülemez şartların oluşması gerekir.
 
Son sözümüz; riski iyi analiz eden hedefini daha iyi belirler.