‘Kötümser’lere inat, güçlü toparlanma

Prof. Dr. Kerem Alkin

Paylaş LinkedIn E-posta
Yayınlanma tarihi: 07 Ağustos 2020 Cuma
AA + -

keremalkin@superonline.com
Prof. Dr. Kerem Alkin

Türkiye ekonomisi konusunda ‘kötüm-serlik’ yarışında olan bir grup ekonomistin tüm ‘çırpınış’larına rağmen Hazine ve Maliye Bakanı Albayrak’n koordinasyonunda çok kapsamlı çalışma yürüten ve küresel virüs salgını tüm dünya ekonomisini ve ticareti derinlemesine etkilediğinden bu yana para, maliye ve direkt kontrol politikası araçlarının tümünü çok yönlü devreye alan ekonomi yönetimimizin etkili mücadelesi sonuç veriyor. İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İmalat Satın Alma Yöneticileri Endeksi’nin (PMI), Temmuz’da 56.9 puana yükselerek, Şubat 2011’den beri en yüksek seviyeyi yakalaması, Bakan Albayrak’ın nisan ayından bu yana vurguladığı ‘V’ tipi toparlanma sürecinin güçlendiğine işaret ediyor.
 
GÜÇLÜ SİPARİŞLER
 
PMI anketine verilen cevaplar, Türk imalat sanayine iki aydır çok güçlü sipariş geldiğine işaret ediyor. Bu durum, dünyanın önde gelen şirketlerinin küresel tedarik ihtiyaçlarının en az yüzde 10 ile 15’ini Çin ve Asya’dan çekip, Türkiye gibi imalat sanayinde kendini küresel ölçekte kanıtlamış ülkelere yönlendirecekleri yönündeki kararlarını tam anlamıyla teyit ediyor. Nitekim, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan ve TİM Başkanı İsmail Gülle’nin paylaştığı verilere göre, ihracatta bir ayda 15 milyar doların yeniden aşılmasının böyle bir küresel virüs salgını döneminde önemini bir kat daha artırırken, 26 ihracatçı sektörün 16’sında ve 77 ülkeye yapılan ihracatta virüs salgınından bu yana en yüksek aylık rakamlara ulaşılmış durumda.
 
STOKLAR GERİLEDİ
 
En önemli detaylardan biri, imalat sanayin-deki firmaların siparişlerini karşılamak için birikmiş stoklarını kullanmış olmaları. Bu sayede, nihai ürün stoklarında son dört ayın en belirgin düşüşü gözlemlenmiş durumda. Stoklardaki gerileme, yeni üretim ihtiyacına bağlı olarak istihdama da, satın alma faaliyetlerine de hızla yansıdı. Üretimdeki bu toparlanma, ister istemez girdi maliyetlerine de, lojistik ve taşımacılık maliyetlerine de yansıyor. Güçlü ‘V’ tipi toparlanma, maliyet enflasyonuna bağlı olarak, hem üretici hem de tüketici fiyatları endeksine aylık olarak yansıyor. Bununla birlikte, temmuz ayında girdi maliyetlerinde göreceli bir gerileme de söz konusu.
 
Nitekim, Tüketici Fiyatları Endeksi’nde kümülatif, yıllıklandırılmış yıllık tüketici enflasyonu da bu tabloyu teyit eder şekilde, haziran ayındaki yüzde 12.62 seviyesinden, temmuz ayında yüzde 11.76 seviyesine geriledi. Kimi ekonomistlerin ‘kötümserlik’ pompalamalarına inat, Türkiye bu süreçten yeni bir ‘başarı hikayesi’ ile çıkacak.
 
EKONOMİYE ‘GÜVEN’ HIZLA GÜÇLENİYOR
 
İlk kez 2015 yılının ocak ayında yayınlanan ve 2012 yılına kadar geriye dönük hesap edilerek, her ay düzenli olarak açıklanan Ekonomik Güven Endeksi, Tüketici Güven Endeksi ile birlikte Türkiye ekonomisinin öncelikli sektörleri olarak, imalat sanayinin nabzını tutan Reel Sektör Güven Endeksi’ni, Hizmet Sektörü Güven Endeksi’ni, Perakende Ticaret Sektörü Güven Endeksi’ni ve İnşaat Sektörü Güven Endeksi’ni içinde barındırıyor.
 
Ülke ekonomileri için mal ve hizmet üretimi ve arzı ile tüketimin nabzını birlikte tutmak, ekonominin ‘arz ve talep güvenliği’ni yakından takip etmek adına kritik önemde.
 
İnşaat sektörü bugüne kadarki en düşük endeks değerlerini 2020 yılının nisan ayında 44.7 puan ve 2019 yılı mayıs ayında da 49.8 puan ile görmüş durumda. Ekonomi yönetiminin aldığı tedbirler ve konut kredilerindeki fırsatlara bağlı olarak piyasadaki hareketlenme, sektörün güven endeksini nisan ayından temmuz ayına neredeyse iki katına, 87 puana taşıdı.
 
Ancak küresel virüs salgınıyla Ekonomik Güven Endeksi’nin nisan ayında 51.3 puana kadar gerilemesine şahit olsak da, Türkiye’nin mal ve hizmet üretimini büyük ölçüde devam ettirmeyi başararak salgın dalgasını yönetmesi sayesinde temmuz ayında tekrar 82.2 puana getirmeyi başarmış durumdayız.
 
Küresel ticarette gözlenen tüm sıkışmaya rağmen ekonomi yönetiminin ihracatın sürdürülebilirliğine yönelik tedbirleri ve iç piyasadaki toparlanma, imalat sanayinin Reel Kesim Güven Endeksi’ni 100 puana yaklaştırmış durumda.
 
Perakende ticaretin de 100 puana yaklaşması ve hizmetler ile inşaat sektöründeki toparlanma, sonbahara ‘V’ tipi toparlanmanın güçlü bir seyir ile devam edeceği bir tabloyla gireceğimizi teyit ediyor.
 
Ağustos ve eylül aylarında, ekonomik güven endeksinin 100 puana yaklaşmasının reel sektöre iyi bir ciro ve kârlılık olarak yansıması da, hiç şüphesiz, istihdamın devamlılığına da katkı sağlayacak.