Enflasyon üzerinde en büyük risk

Hikmet Baydar

Paylaş LinkedIn E-posta
Yayınlanma tarihi: 19 Şubat 2021 Cuma
AA + -

Hikmet Baydar
hikmetbaydar@3-goz.com

Türkiye İstatistik Kurumu rakamlarına göre, 2021 yılı ocak ayında enflasyon yüzde 14.6’dan yüzde 14.97 seviyesine yükselmişti.

TCMB piyasaya her gün yüzde 17 basit faizle 270-280 milyar TL veriyor. TCMB bu yaptığı fonlamayı kesmeye başlarsa dövizde satış baskısı daha da artabilir. Kaldı ki, günlük piyasada yapılan fonlama krediler için değil. Çünkü krediler daha çok mevduatlarla fonlanıyor. TCMB’nin swap işlemleriyle 14 Ocak 2021 günü piyasaya 2.6 milyar dolar borçlu iken, 16 Şubat 2021 günü itibariyle bu rakam sadece 672 milyon dolara düşmüş durumda. Yani kısacası TCMB, swap ile piyasanın kur riskini artık almıyor.

Bu durumda piyasa kur riskini başka şekilde çözmek durumunda. Yani gelecekte dolar yükselirse zarar ederim diye korkanlar, gelecekte alması gereken doların riskini başka yerlerle çözecek. Aksi halde dolar satarak Türk Lirası’na geçerek yüksek faizden kazanamayacak.

Görüleceği üzere TCMB swap disiplinini iyice sağlamış ve TL piyasasındaki fonlama tutarını da 270 milyar TL seviyelerinde stabilize etmiştir. Bu durum, piyasa istikrarı açısından önemli.

EMTİA FİYATLARI

Ancak enflasyon konusunda bizi tedirgin eden ve daha önce de sizlerle paylaştığımız emtia fiyatları önemli bir risk oluşturuyor. Çünkü serbest piyasa ekonomisinde yapılan her yüksek fiyatlı ithalat, dışarıdan içeriye enflasyon sokmak anlamına gelir.

O yüzden ithal girdi fiyatları enflasyonu kontrol etmek açısından çok önemli. Geçmişte emtia fiyatlarından çok, kur farkından dolayı enflasyon yaşamıştık.
İçeride işler kontrol altında giderken dışarıda bizim enflasyon verimizi tehdit eden önemli bir veriye değinmek istiyoruz.

Petrol fiyatları son zamanlarda ciddi bir artış kaydediyor. Bu durum hem enerji hem de petrokimya ürünlerinde doğrudan fiyat artışı anlamına geliyor. Kaldı ki, petrokimya ürünleri kullanmayan sektör neredeyse yok gibi olduğundan, hemen hemen tüm üreticiler bu girdi maliyeti yükselişinden ciddi şekilde etkilenebilir.
Örneğin Brent petrol Nisan 2020’de 16-36 dolar bandında dalgalanırken, her geçen ay arttı ve 17 Şubat 2021 günü itibariyle 64 dolar seviyelerine kadar yükseldi. 2011-2014 yılları arasında 112 dolar civarında olduğunu unutmamamız lazım.

Kadı ki, yakın zamanda 2018 yılı ekim ayında 86 dolar seviyelerine kadar da yükselmişti. Petrol fiyatları yükseldikçe petrol hammaddesini kullanan tüm ürünlerin de maliyet ve fiyatlarının artması kaçınılmaz. Şimdilik yükselişe istekli bir görünüm sergilemesi de bizi daha fazla tedbirli olmaya sevkediyor. Uzun süreli üretim yapanlar ve tedariki uzun süre alanlar bu fiyat yükselişine karşı tedbirli olmalı. Yoksa siparişi karşılarken kârın önemli bir kısmı olmayabilir. Kaldı ki, ithal kökenli satışlarda alınan siparişlerin fiyatları sabitlendiği takdirde kâr marjının kalmama riski olabilir.

ETKİN STOK YÖNETİMİ

Maliyet kontrolü son derece önemli. Etkin stok yönetimi hem girdi hem ürün bazında daha da önemli hale geldi. Etkin bir iç denetim ve raporlama sistemi olmayanların bu konjonktürde çok dikkatli olmaları gerekiyor. Petrol ve enerjinin maliyetlerinizdeki rolünü anlamak için 2020 mayıs ayında aldığınız ürün faturalarını son gelen faturalarla karşılaştırarak fiyat değişimlerini kontrol edin. Fark çok açık bir şekilde görülecektir. Daha önceki yazılarımızda sizlerle paylaştığımız stoklar konusundaki uyarımız da bu arada gerçekleşmiş görünüyor.

Her şey gönlünüzce olsun…