Rekabetin geleceği ve lojistiğin vazgeçilmezliği

Prof. Dr. Kerem Alkin

Paylaş LinkedIn E-posta
Yayınlanma tarihi: 04 Haziran 2021 Cuma
AA + -

PROF. DR. KEREM ALKİN
keremalkin@superonline.com

2020’den itibaren, önümüzdeki 30 yıla damgasını vuracak ‘megatrend’ başlıklarını incelediğimizde, ‘dijitalleşme’, ‘enerji transformasyonu’, ‘yeşil gelecek’ ve kadın ve erkeklerin iş, çalışma hayatı ve toplumsal ortamda ‘cinsiyet eşitliği’ne sahip olmaları en öncelikli başlıklar olarak karşımıza çıkıyor.
 
Bu temel başlıklar, ‘küresel salgınlar’, ‘iklim değişikliği’, ‘siber saldırılar’ ve ‘küresel-bölgesel huzursuzluklar ve çatışmalar’ gibi en öncelikli mücadele alanlarıyla birlikte şekilleniyor olacak. Dünyanın önde gelen ekonomileri, bir yandan megatrendler için iddialı olma; bir yandan da küresel sorun ve tehditlere yönelik olarak kendilerini koruma ve çözüme katkıda bulunma imkan ve kabiliyetlerini sürekli geliştiriyor olacaklar.
 
Öncelikle, küresel virüs salgınının küresel tedarik zincirlerine yönelik sebep olduğu yeni arayışlar, ardından küresel iklim değişikliğinin sebep olduğu tehditler ve ortaya çıkardığı yeni ihtiyaçlar. Tüm bu gelişmeler, ‘lojistik’ başlığını önümüzdeki 30 yılın en kritik konu başlığına dönüştürüyor. Lojistik alanı, küresel ticaret koridorlarının yeniden şekillendiği, küresel tedarik zincirlerinin yeniden yapılandığı bir dönemde, ülkemiz için en kritik başlıkların başında geliyor.
 
FİLYOS LİMANI KAVŞAK NOKTASI
 
Bu nedenle, Türkiye’nin son 20 yılda, küresel standartlarda üretim becerisini rekor düzeyde mal ve hizmet ihracatı hacmine dönüştürdüğü bir süreçte, Asya’dan Avrupa’ya ve Afrika’ya uzanan yeni ticaret ve enerji koridorlarında artan rolümüzü daha da perçinleyecek süreç, önümüzdeki 10 yıl içerisinde Türkiye’de hayat bulacak yeni bölgesel ve küresel lojistik merkezleri olacak. Asya ile Avrupa ve Afrika arasında Yeni ‘İpek Yolu’nun inşa edildiği, Avrasya üzerinde orta ve kuzey kuşakta yeni ulaşım koridorlarının inşa edildiği bir süreçte, Karadeniz’in katlanarak devam edecek olan rolü, Türkiye’nin Batı, Orta ve Doğu Karadeniz’i yeni lojistik merkezleri ile donattığı bir sürecin kaçınılmazlığını da teyit ediyor. 4 Haziran’da açılışı gerçekleştirilen Filyos Limanı ise bölgesel ve küresel mal ve enerji lojistiğinin önemli bir kavşak noktası olacağı gerçeği ile kritik önemde bir adım.
 
KARADENİZ’İN KAPASİTESİ İKİYE KATLANACAK
 
Dünya ticaretinin 18 trilyon dolardan, önümüzdeki 10 yılda en kötü senaryoda dahi 25 trilyon dolara, makul senaryoda 28 trilyon dolara, iyimser senaryoda ise 33 trilyon dolara yükselmesinin beklendiği bir küresel ticarette, Karadeniz’in yük taşımacılığına konu olan kapasitesi de iki katına çıkacak. Bu durum, Türkiye Boğazları’ndan gemi geçişi ihtiyacını en az yüzde 50 artırırken, bunun üstündeki yükün Karadeniz’deki mega limanlarımız ve lojistik merkezlerinden kara ve demiryolu ile Ege ve Akdeniz’deki yeni mega liman ve lojistik merkezlerimize aktarılmasını gerektirecek. Bu nedenle, Ulaştırma Bakanlığımızın liderliğinde tarihimizin en iddialı entegre ulaşım koridorları ağı projeleri yürütülüyor ve tam entegrasyon adına geniş kapsamlı stratejiler üzerinde çalışılıyor. Milyonlarca gencimize yeni iş imkanı sağlayacak bu projeler için geceli gündüzlü çalışacağız.
 
BÜYÜME VE İHRACATTA REKORLARA DEVAM
 
Yılın ilk 5 ayını geride bırakmışken, ihracatımız rekorlarını sürdürüyor. Mayıs ayında yakalanan 16.5 milyar dolarlık ihracat hacmi, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 65.5 artışla, Cumhuriyet tarihinin en yüksek ikinci mayıs ayı ihracat hacmi. İlk 4 ayda yakalanan her aylık ihracat rakamında ise o ayın Cumhuriyet tarihi rekoru kırıldı. Bu gelişme, ihracat artışının aksine, ithalat hacmindeki yavaşlamayla, yılın ilk çeyreğinde net ihracatın 2021’in 1. çeyreğindeki yüzde 7’lik rekor sayılabilecek büyümeye 1.1 puan katkı yapmasını sağladı. Haziran ayının da bu trendle devam edeceği gerçeği ile net ihracatın 2021 yılının 2. çeyrek büyümesine katkısı doğal olarak daha da iddialı olacak. Şimdiden 2. çeyrek büyüme oranında Türkiye’nin dünyanın sayılı ülkeleri arasında 2. sırada yer almayı sürdüreceğini söylememiz şaşırtıcı olmamalı.