Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü’nden tavsiyeler

Av. Muhammet Aksan

Paylaş LinkedIn E-posta
Yayınlanma tarihi: 04 Haziran 2021 Cuma
AA + -

AV. MUHAMMET AKSAN

Gelişen teknoloji hayatın birçok alanına olduğu gibi ticarete de hız, kolaylık ve çeşitliliği dahil etti. Alıcıların ürün ve hizmetlere ulaşımındaki kolaylık ve seçeneklerdeki fazlalık ise ticari işletmeleri ve tacirleri ‘farklı’ ve ‘yeni’ algısının hâkim olduğu rekabet ortamında mücadeleye zorladı. Bu durum ticari işletmeleri Ar-Ge harcamalarına ve gayri maddi mal varlıklarının gelişimine yöneltiyor. İşte bu ticari sırlar, know-how, fikri mülkiyet hakları gibi gayri maddi mal varlıklarının işletme mal varlığına dahil edilebilmesinin ve rekabet üstünlüğünün sağlanabilmesinin en önemli yolu; fikri mülkiyet bilincinin oluşturulması, fikri mülkiyet haklarının tespiti, ticarileştirilmesi ve korunabilmesidir.
 
1. İŞLETME BÜNYESİNDEKİ FİKRİ MÜLKİYET HAKLARINI TESPİT EDİN
 
İşletme bünyesinde ortaya çıkan fikri mülkiyet haklarının, işletmenin gayri maddi mal varlığı değerlerine konu edilebilmesi ve ticarileştirilebilmesi için öncelikle tespit edilebilmesi gerekir. Burada tespit ile kastedilen; işletme bünyesinde ortaya çıkarılan icadın, buluşun, ayırt edici işaretlerin, tasarımın vb. ürünlerin fikri mülkiyet haklarına konu edilip edilemeyeceğinin araştırılması, tescil başvuru süreçlerinin ve gerekliliklerinin değerlendirilmesi, tescil işlemlerinin yapılması gibi aşamalardır. Akabinde, söz konusu fikri mülkiyet hakkının üretime, pazarlamaya ve satışa konu edilmesi aşamalarının değerlendirilmesi ve takibi gerekecek.
 
2. FİKRİ MÜLKİYET HAKLARI İLE İLGİLENECEK BÖLÜMLER OLUŞTURUN
 
Bu aşamaların yeterince hızlı, sistematik ve sağlıklı ilerleyebilmesi için işletme bünyesinde bu vb. süreçleri yönetecek bölümlerin kurulması, yetkililerin belirlenmesi ve süreçlere ilişkin hukuki destek alınması son derece önem arz eder. Öyle ki, fikri mülkiyet haklarının herhangi bir hak başvurusuna konu edilip edilmeyeceğinin, ekonomik olarak işletmeye getirisinin, maliyetinin ve sürdürülebilirliğinin doğru değerlendirilmesi dahi işletmenin geleceği ve rekabet gücü bakımından kimi zaman hayati önem arz eder.
 
Nitekim, bazı hak başvurularının yapılması aynı zamanda bu hakka konu buluşun tekniğinin de kamuya açıklanması ve yasal süreler sonunda söz konusu hakların koruma süresinin sona ermesi anlamını da taşır. Bu nedenle, söz konusu buluşun başvuruya konu edilmek yerine ticari sır olarak saklanıp saklanmayacağının kararı dahi işletmenin ekonomik gücünü etkileyecek.
 
Yine fikri mülkiyete konu hakların lisans, franchise gibi sözleşmeler ile üçüncü kişilere kullandırılması veya devredilmesi gibi yollarla işletmeye ekonomik katkı sağlanması da işletmenin rekabetçi gücü bakımından değerlendirilmesi gereken bir başka husus olacak.
 
3. UZMANLARDAN HUKUKİ DESTEK ALIN
 
Fikri mülkiyet haklarının ticarileştirilebilmesi ve işletmenin gayri maddi mal varlıkları arasında yer alabilmesi için bu hakların işletme bünyesindeki çalışan/personel de dahil olmak üzere, üçüncü kişilere karşı etkin bir şekilde korunması gerekecek. Zira söz konusu hakların başkaları tarafından izinsiz kullanımı ve etkin bir şekilde korunmaması; zamanla hakkın sona ermesi, yeniliğini, ayırt ediciliğini, özgünlüğünü kaybetmesi gibi sonuçlara yol açabilecek. Bu gibi olumsuz durumlarla karşılaşmamak, herhangi bir hak kaybına uğramamak adına gerekli hukuki tedbirlerin önceden alınmasını ve fikri mülkiyet bilincinin edinilmesini ve sürdürülmesini tavsiye ederiz.