Piyasanın yeni programlara ihtiyacı var!

Salih Keskin

Paylaş LinkedIn E-posta
Yayınlanma tarihi: 04 Haziran 2021 Cuma
AA + -

SALİH KESKİN
www.inovasyonuzmani.com

İşletme maliyetleri dünyanın en yüksek ülkelerinden birinde yaşıyoruz. Bununla birlikte kârlılık da minimize edilmiş durumda. Hizmet sektörü için de durum farklı değil.
 
Pandemi gölgesinde geçen zorlu bir yılı da ilave ettiğimizde durumun vahameti artarak daha da katlanılmaz bir hale geldi ama şu an için daha da önemlisi, bildiğimiz şekilde iş yapma kültürü tamamen ortadan kalkıyor, haberimiz yok.
 
Artık dükkân açmanın veya dükkâncılığı devam ettirmenin müşteri açısından bakıldığında bir değeri yok. Dijital dünya yüzlerce online satış sitesi alternatifi sunarken, üstelik de bu sitelerden aldığı ürünler ayağına kadar gelirken, bir müşteri neden bunun yerine sizi tercih etsin?
 
Bizim esnafımız bu işi bir türlü tam keşfedemedi maalesef.
 
Ve üreticilerimiz... Artık onların da herhangi bir ürünü üretiyor olmasının fazla bir değeri kalmadı; zira üretimde bütün dünya rakibimiz. Bizim üreticilerimiz, alıcıların neden onları tercih etmesi gerektiği sorusunun cevabını vermek durumunda.
 
Farklı ülkelerde üretilen envaiçeşit ürün, daha uygun fiyata raflarda ve internette müşterilerini beklerken, bizim üreticilerimizin satış yapma şansı giderek azalıyor ve bu şans, bir süre sonra tükenecek gibi duruyor. Hâl böyleyken yaptığımız, diğer ülkeler için fason ürünler üretmek. Yani, fasonculukla günü kotarmaya çalışıyoruz. Onun için de işçilik dışında artı bir değer üretemedik ve üretemiyoruz.
 
İşte tüm bu nedenlerle inovasyonda 51’inci sıradayız. Dünyanın ilk 20 ekonomisi içerisindeyiz ama bu 20 ülkenin toplam hasılasının ancak yüzde 1’i kadar değer üretebiliyoruz.
 
Yüksek katma değerli ürünlerin ihracatımız içindeki payı, 2019’da yüzde 3.2 olarak gerçekleşmiş. Bunun Almanya’da yüzde 40, Japonya’da yüzde 45’ler ve ABD’de yüzde 45 üstü seviyelerinde olduğunu belirtirsek durum daha net anlaşılmış olur. Velhasıl, yıllardır bu rakamları aşamıyoruz.
 
İşte bu sebeplerden pandemi sonrası piyasaların düzeleceğini öngörenler yanılıyorlar.
 
ÖZEL TAKIMLAR OLUŞTURULMALI
 
Piyasaların açılması için gerekli olan şey; yeni programlar, ülkemizin öne geçeceği avantajlı projeler, yeni planlamalardır.
Programlar için de özel ekiplerin, takımların oluşturulması gerekiyor: İçinde sanayi, üniversiteler ve araştırma kurumları, kamu ve de startupların olduğu ülkemizin yapısına has programlar üretecek olan özel takımlar. Mesela; Güney Kore hükümeti yakın zamanda bir komisyon kurdu ve bu komisyon, ‘Yaratıcı Ekonomi Planı’ kapsamında 3 hedef, 6 strateji ve 24 görev belirleyerek yeni bir vizyon oluşturdu. Bu plan kapsamında belirledikleri 3 hedef şu şekilde:
 
1. İnovasyon sayesinde yeni işler ve pazarların oluşturulması,
 
2. Bilgi ekonomisi ile Güney Kore’nin küresel liderliğinin güçlendirilmesi,
 
3. Toplumun inovatif faaliyetlere açıkça saygı gösteren bir topluma evrilmesi.
 
BELİRLENEN 6 STRATEJİ İSE ŞU ŞEKİLDE:
 
1. Startup firmalarının oluşmasını sağlayacak bir ekosistem yaratılması,
 
2. KOBİ’lerin ekonomideki rolünün güçlendirilmesi ve uluslararası piyasalara girme becerilerinin geliştirilmesi,
 
3. Yeni sektörlere öncülük etmek için büyüme motorlarının oluşturulması,
 
4. Hayallerinin peşinden giden küresel yeteneklerin güçlendirilmesi,
 
5. BİT ve inovasyon kapasitesinin güçlendirilmesi,
 
6. Güney Kore halkının inovatif kültürünün geliştirilmesi.
 
TÜRKİYE’DE DAHA NELER YAPILMALI?
 
* Firmaların finansmana erişimi kolaylaştırılmalı.
 
* Küçüklerin hareket kabiliyetinden ve enerjisinden yararlanmak için acilen yeni programlar oluşturulmalı.
 
* Belli konularda yoğunlaşmak önemli olduğundan işbu konular belirlenmeli.
 
* Ülkemizdeki her bölgenin ayrıcalıklı konusu tespit edilip bu konulara teşvikler verilmeli.
 
* En hızlı şekilde sanayi, üniversiteler, araştırma kurumları, kamu ve de startupların bir araya gelerek yeni programlar, projeler üretmesi sağlanmalı.
 
* Yerli firmaları ayakta tutmak milli bir görev olduğu için bu firmalara ilave avantajlar verilmeli.
 
* Rekabette zorlananlara bu zorlukları aşmaları için ilave seçenekler ve kolaylaştırıcı formüller sunulmalı.
 
* ‘İnovasoyon Kümelenmeleri Modeli’ hayata geçirilmeli.
 
Brezilya, son zamanlarda tarımda ve özellikle et ve soya ihracatında dünya liderleri arasına girdi. Bu başarıya, ‘tarımsal inovasyon sistemi’ sayesinde ulaştı.
 
Biz neden yapmayalım, yapamayalım?
 
Tarımda dünyanın en avantajlı ülkelerinden biriyiz.