İstanbullular’ın taksiyle imtihanı

Doç. Dr. Adnan Veysel Ertemel

Paylaş LinkedIn E-posta
Yayınlanma tarihi: 10 Eylül 2021 Cuma
AA + -

DOÇ. DR.ADNAN ERTEMEL
adnan.ertemel@gmail.com

Dünya hızla dijitalleştikçe eskiden hiç değişmez denilen ve “bu iş böyle geldi, böyle gider” şeklinde bakılan birçok iş kolunun doğası, yıkıcı biçimde değişti ve değişmeye devam ediyor… Basın yayın, müzik ve eğlence, finans ve telekomünikasyon, bunlardan sadece birkaçı…
 
Bugünlerde İstanbul’da oturan birçok kişi aynı dertten muzdarip: Sarı taksiler… İBB Beyaz Masa’ya bu konuyla ilgili günde 500’den fazla şikâyet geliyor. En son 1990 yılında verilen yeni taksi plakalarının sayısı 17 bin 395 ile sınırlı. Haliyle bu alan rekabete kapalı olduğundan hizmet kalitesinde bir ilerleme olmadığı herkesin malumu…
 
Hiç kuşkusuz, bu sektör de tüm dünyadaki dijitalleşmeden nasibini alıyor. Dünyadaki yüzlerce metropolde taksicilerin tüm itirazlarına rağmen Uber, Lyft gibi ‘platform tabanlı’ oluşumlar klasik taksilerin yerini alıyor. Taksiciler Uber’i dava ederek engellemek suretiyle aynı düzeni devam ettirmeye çalışsa da ülkemizde önümüzdeki süreçte bu piyasanın yıkıcı biçimde etkileneceğini öngörmek çok da zor değil… Proaktif olup ülke olarak kendi teknolojik alternatifimizi oluşturmadığımız sürece küresel oyuncuların bu piyasayı er ya da geç ele geçirmesini seyretmekle yetineceğiz. Günümüzde ülkemizde yeme içme, perakende, lojistik vb. birçok alanda hizmet veren ve hem müşterileri hem de hizmet verenleri Türk olup yabancı menşeli şirketlere giden birçok dijital platform söz konusu. Aynı durumun ulaşım alanında da yaşanması an meselesi…
 
PLATFORM EKONOMİSİ
 
Platform iş modeli, son yıllarda tüm dünyada farklı iş kollarını yıkıcı biçimde değiştiriyor. Sosyal medya ve iletişimde Facebook ve sahibi olduğu Instagram ve WhatsApp, tek bir medya üretmeden medyayı; konaklama sektöründe AirBnb, tek bir oda sahibi olmadan otelciliği; Uber, tek bir taksi sahibi olmadan taksi işini yeniden tanımlayıp kendi sektörlerinde lider konumuna yükseliyor. Tüm bu örneklerden de anlaşılabileceği gibi dijitalleşen dünyada platform ekonomisi mantığında tasarlanmış ve tüm ayrıntılarıyla düzgün biçimde kurgulanmış iş modelleri, kendi alanındaki üretici ve tüketicileri verimli biçimde eşleştirerek başka hiçbir yerde olmadığı biçimde kolay etkileşime girmesini sağlıyor ve ağ etkisinden de yararlanarak kısa zamanda ölçeklenebiliyor.
 
Gelecek yazılarımızda iş modelinin yapısını ve özelliklerini detaylı şekilde inceleyeceğiz. Sıfırdan oluşturulan platformların başarılı olabilmesi için adım adım neler yapılması gerektiğine değineceğiz. Ardından küresel ölçekte büyüyen Uber benzeri platformların küçük bir çıkar çevresini zengin etmesinin sakıncalarını inceleyeceğiz. Uber, AirBnb gibi yapılar nihayetinde doğal olarak kapitalist saikle kurulmuş ve kurucularının zenginlik ve refahını önceleyen kâr amacı güden işletmeler olduğu için günün sonunda küçük bir elit kesimin maddi çıkarını gözetiyor. Oysa teknolojik altyapısı iyi kurulmakla kalmayıp mantık olarak da doğru bir felsefi temelin uygulandığı ve refahı tüm topluma yaymayı amaçlayan kolektif şuurla hareket eden platformlar, doğru ve sürdürülebilir olanlardır. İdealde olması gereken merkeziyetsiz doğası olan, kooperatif mantıkla ve kolektif bir şuurla ne tür platform iş modelleri kurulabileceğini inceleyeceğiz.