Döviz kurundaki hareket reel sektörü nasıl etkiliyor?

Hikmet Baydar

Paylaş LinkedIn E-posta
Yayınlanma tarihi: 15 Ekim 2021 Cuma
AA + -

HİKMET BAYDAR
hikmetbaydar@3-goz.com

Son zamanlarda kurdaki hareketlilik nedeniyle döviz kurlarındaki yükselişin reel sektörü nasıl etkilediği konusunu incelemek istedik. Bu nedenle TCMB tarafından yayınlanan ‘Finansal Kesim Dışındaki Firmaların Döviz Varlık ve Yükümlülükleri’ tablosunu sizler için inceledik.
 
Tabloya göre, reel sektörün döviz cinsi varlıkları 2008 Aralık ile 2021 Temmuz döneminde yüzde 71 oranında artmış. Bu artışta en ilgimizi çeken husus, mevduat yeri değişimidir. Reel sektörün dönem içerisinde mevduat varlığı yüzde 64 artarken söz konusu mevduatı tuttukları yerde ciddi bir değişim söz konusu olmuş. Yurt dışı bankalarda tuttukları mevduat yüzde 47 oranında azalarak 33 milyar 109 milyon dolardan 17 milyar 660 milyon dolara düşerken, yurt içi bankalarda tuttukları mevduat yüzde 199 artarak 27 milyar 261 milyon dolardan 81 milyar 378 milyon dolara yükselmiş. Bu gelişme, reel sektörün yurt içi sisteme güvenini göstermesi açısından son derece önemli.
 
MENKUL KIYMET VARLIĞI
 
Reel sektörün menkul kıymet varlığına baktığımızda; söz konusu dönemde yüzde 62 oranında bir artış olduğunu görüyoruz. Burada yüzde 790 oranında artan yurt içinde ihraç edilen menkul kıymetler gelişimi de aynı şekilde yurt içi sisteme olan güveni gösteriyor.

Reel sektörün yükümlülüklerindeki gelişimine baktığımızda; 2008 Aralık ayına göre 2021 Temmuz ayında yükümlülüklerin yüzde 84 artarak 276 milyar 949 milyon dolara geldiğini görüyoruz. Böylece yükümlülüklerin varlıklara göre daha hızlı arttığını gözlemlemiş olduk. Böyle olması son derece doğal. Bunun sebebini yükümlülük dağılımına bakınca daha net görebileceğiz.
 
REEL KESİMİN YÜKÜMLÜLÜKLERİ

Reel kesimin yükümlülüklerinde değişimler içerisinde özellikle yurt içi bankalardan sağlanan döviz kredilerinin 22 milyar 547 milyon dolardan yüzde 508 artışla 137 milyar 65 milyon dolara çıkması dikkatimizi çekti. Bu krediler içerisinde ise uzun vadeli kredilerin artış oranı yüzde 1480 olarak gerçekleşmiş. Yani uzun vadeli döviz kredileri 6 milyar 652 milyon dolardan 105 milyar 109 milyon dolara yükselmiş durumda.
 
Görüleceği üzere reel sektör hem varlıklarını yurt içerisine çekmiş, hem de uzun vadeli döviz kredilerinde yurt içi bankaları tercih etmiş.
 
Banka dışı finansal kuruluşlardan sağlanan fonlar söz konusu dönemde yüzde 39 azalmış.
 
Yurt dışından sağlanan krediler ise söz konusu dönemde sadece yüzde 19 oranında artarak 104 milyar 59 milyon dolara gelirken vadesi 1 yıldan fazla olan kredilerde artış yüzde 52 olarak gerçekleşmiş. Kredilerin yüzde 90 civarı da uzun vadeli. Vadesi 1 yıldan az olan kredilerde ise yüzde 56 daralma görülüyor. Bu durum reel sektörün nakit dengesi açısından son derece iyi bir durum.
 
DÖVİZ POZİSYONU
 
Bütün bu verilerin ışığında, reel sektörün döviz pozisyonu 2008 Aralık ayından 2021 Temmuz ayına kadar yüzde 102 oranında değişim göstermiş, 62 milyar 871 milyon dolardan -126 milyar 710 milyon dolara gelmiş.
 
Bunun sebebi, varlıklarda mevcut durum bulunmaktayken, yükümlülükler sayesinde gelecekte hedeflenen varlık girişi hesaplamada bulunmuyor. Söz konusu uzun vadeli krediler yatırım için alınmış ve gelecekteki üretim ve ciro artışına katkı sağlayacaktır.
 
Bu durumda toplam bilanço bazında, dövizdeki yükseliş kur farkı zararına neden olurken, fiili bir zarar söz konusu değil. Bunun yanında reel sektör kur dalgalanmalarına karşı da tedbirini alarak kısa vadeli döviz pozisyonunu yüzde 398 artırarak, 11 milyar 575 milyon dolardan 57 milyar 587 milyon dolar fazlaya yükseltmiş.
 
Bu veriler, kısa vadede döviz yükselişlerinin reel sektöre zarar vermediğini, uzun vadeli fonlamanın ise gelecekte kazanılacak dövizlerle ödenecek olması nedeniyle herhangi bir kur riskinin söz konusu olmadığını gösteriyor.