Komandit şirketler

Dr. Veysi Seviğ

Paylaş LinkedIn E-posta
Yayınlanma tarihi: 03 Aralık 2021 Cuma
AA + -

DR. VEYSİ SEVİĞ
veysi.sevig@ito.org.tr

Ticari bir işletmeyi bir ticaret unvanı altında işletmek amacıyla kurulan, şirket alacaklılarına karşı ortaklardan bir veya birkaçının sınırlandırılmamış ve diğer ortak veya ortakların sorumluluğu belirli bir sermaye ile sınırlandırılmış olan şirket, komandit şirkettir.
 
Sorumluluğu sınırlı olmayan ortaklara komandite, sorumluluğu sınırlı olanlara komanditer denir.
 
Komandite ortakların gerçek kişi olmaları gerekir. Tüzel kişiler, ancak komanditer ortak olabilirler.
 
Türk Ticaret Kanunu’nun 305/2 maddesi gereği olarak şirket sözleşmesinde her komanditer ortağın sermayesinin miktarı, cinsi ve ortak sıfatından kaynaklanan ve bir yönetim hakkı niteliğinde olmaması gereken komanditer ortaklara verilen yönetim görevleri açıkça belirlenir.
 
Şirketin komandit olup olmadığı sözleşme hükümlerine göre belirlenir. Ortaklar tarafından şirkete verilen ad ve nitelik, söz konusu şirketin türünün belirlenmesinde yalnız başına yeterli olamaz. Bu bağlamda da bir şirketin komandit olduğu açıkça saptanamıyorsa söz konusu şirket ‘kolektif’ şirket sayılır.
 
Türk Ticaret Kanunu’nun 307. maddesi gereği olarak;
 
Bir komandit şirket sözleşmesine T.T.K’nın 213. maddesinde yer alan kayıtlardan başka komanditerlerin adları ve her birinin koydukları veyahut da koymayı taahhüt ettikleri sermayenin cins ve miktarları yazılarak tescil ve ilan ettirilir.
 
Yasal düzenleme gereği “Bir komanditer kişisel emeğini sermaye olarak koyamaz.”
 
Komandit şirkette ortakların birbirleriyle olan ilişkileri şirket sözleşmesi ile düzenlenir. Şirket sözleşmesinde hüküm bulunmayan durumlarda ‘Ortaklar Arasındaki İlişkiler’ bölümünde yazılı hükümler saklı kalmak koşuluyla kolektif şirketlere ilişkin 217. ile 231. maddeler uygulanır.
 
T.T.K’nın 231. maddesi uyarınca “Bir ortak 230. maddeye aykırı hareket ederse, şirket bu ortaktan tazminat istemekte veya tazminat yerine bu ortağın kendi adına yaptığı işleri şirket adına yapılmış saymakta, üçüncü kişilerin hesabına yapmış olduğu işlerden doğan menfaatlerin şirkete bırakılmasını istemekte serbesttir.
 
Bu seçeneklerden birine diğer ortaklar çoğunlukla karar verir. Bu hak, bir işlemin yapıldığının veya ortağın diğer bir şirkete girdiğinin öğrenildiği tarihten başlayarak üç ay ve her halde işlemin yapıldığı tarihten itibaren bir yıl sonra zamanaşımına uğrar.
 
Yukarıdaki hükümler, hakları ihlal edilen ortakların, şirketin feshini istemek haklarını etkilemez.
 
Kolektif şirket, ticaret siciline tescil ile tüzel kişilik kazanır. Aksine sözleşme üçüncü kişilere karşı geçersizdir. Şirketi temsile yetkili olan kimse, şirketin işletme konusuna giren her türlü işi ve hukuki işlemleri şirket adına yapma ve şirketin unvanını kullanma yetkisine sahiptir. Bu yetkiyi sınırlayan şart, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez.
 
Ancak; şirket sözleşmesinin tescil ve ilanı gerekli hükümlerine göre şirketin bağlanabilmesi için birlikte imza şart kılınmışsa, bu şart üçüncü kişilere karşı da geçerlidir. Böyle bir durumda şirketi temsil yetkisini haiz olan kimseler tarafından, açık veya zımni (gıyaben) olarak şirket adına yapılmış olan işlemlerden dolayı şirket alacaklı ve borçlu olur.
 
Bir ortağın şirkete ait görevlerini yerine getirirken işlediği haksız fiillerden şirket de doğrudan doğruya sorumludur.
 
Yasal düzenleme gereği “Her komanditer, iş yılı sonunda ve iş saatleri içinde, şirketin envanterleriyle bilançosunun içeriğini, diğer finansal tablolarını, bunların doğruluğunu ve geçerliliğini incelemeye yetkilidir.”
 
Komanditer, bu incelemeyi bizzat yapabileceği gibi bir uzmana da yaptırabilir. Uzmanın şahsı hakkında bir itiraz ileri sürülürse komanditerin istemi üzerine mahkeme tarafından bilirkişi atanmasına karar verilir.
 
Bu karar kesindir.