Rekabet ve e-ticaretin geleceği

Prof. Dr. Nurullah Gür

Paylaş LinkedIn E-posta
Yayınlanma tarihi: 06 Mayıs 2022 Cuma
AA + -

DOÇ. DR. NURULLAH GÜR
[email protected]

Salgın döneminde alışkanlıklarımız ve davranış kalıplarımız değişti. Bu değişimin kendini en fazla hissettirdiği alanların başında e-ticaret geliyor.
 
e-ticaret, salgın öncesinde tüm dünyada belli bir ivmeyle ilerleyerek kendini hissettiriyordu. Salgın bu trendin daha da belirginleşmesine neden oldu. Ürüne dokunmadan almam diyen tüketicilerden tutun da ürünlerini internet üzerinden satmayı aklının ucundan geçirmeyen KOBİ’ler bile e-ticareti salgın döneminde bir şekilde deneyimledi.
 
YILLIK YÜZDE 20.2 BÜYÜME
 
Küresel ölçekte perakende e-ticaretin toplam perakende ticaret içerisindeki payı yüzde 14.1’den yüzde 18.1’e yükseldi. Türkiye’de e-ticaretin toplam ticaretten aldığı pay, Ocak 2020’de yüzde 11.7 idi. Salgının ardından bu oran hızla yükselerek Mayıs 2020’de yüzde 18.4’ü gördü. e-ticaretteki büyümenin önümüzdeki yıllarda artması kuvvetle muhtemel. Rekabet Kurulu’nun e-ticaret piyasasına yönelik yayınladığı son raporda paylaşılan Statista’nın öngörülerine göre, e-ticaretin Türkiye’de 2024’e kadar yıllık ortalama yüzde 20.2 oranında büyümesi bekleniyor. Bu tahmini veri, Türkiye’nin e-ticaret kulvarında dünyanın en hızlı büyüyen pazarı olabileceğine işaret ediyor.
 
Piyasadaki aksaklıklar
 
e-ticaretin bazı alanlarda işlem maliyetlerini azaltarak, pazara erişimi kolaylaştırarak, tüketicilerin fiyat ve ürünün kalitesi noktasında daha fazla bilgiye sahip olarak ekonomiye olumlu katkı sunması beklenir. Ancak, tabii ki bu piyasa da mükemmel işlemiyor. Belli piyasa aksaklıkları mevcut. Örneğin; asimetrik bilgi ve haksız rekabet gibi. Rekabet Kurulu’nun raporunda altı çizildiği üzere, moda, ev-yaşam-ofis, kozmetik ve anne-bebek bakımı gibi ürün gruplarında piyasa yoğunlaşması artıyor. Bu ürün gruplarında pazardaki en büyük iki oyuncunun pazar paylarında yükseliş var. Bu durum, piyasadaki rekabet koşullarına dikkat edilmesi gerektiğine işaret ediyor. Dolayısıyla, e-ticaretten daha fazla fayda sağlayabilmek için bu piyasanın titiz biçimde düzenlenip denetlenmesi şart.
 
KAPSAYICILIĞINI ARTIRMALI
 
Son dönemde e-ticaret platformlarıyla ilgili artan şikayetleri dikkate alan politika yapıcılar, e-ticaretin düzenlenmesiyle ilgili kapsamlı bir kanun değişikliği için düğmeye basmış durumdalar. Bu piyasayla ilgili yeni düzenlemelerin öncelikle sektörü daraltacak ve iş yapmayı zorlaştıracak uygulamalardan kaçınması gerekiyor. e-ticaret platformlarının şirketlerden aldığı komisyonun azaltılması, KOBİ’lerin pazara daha sıkı biçimde entegre edilmesi ve e-ticaret platformlarının bir veya ikisinin piyasayı aşırı domine etmesinin önüne geçilmesi gibi hususlara özellikle dikkat edilmeli. Uygulanması zor olsa da e-ticaret platformlarının topladığı verileri anonimleştirerek reel sektörün erişimine açabileceği mekanizmalar üzerinde çalışmak lazım. Verinin ticari hayattaki değerinin her geçen gün arttığı bir dönemde verilerin belli ellerde toplanmasından ziyade adil biçimde kullanıma açılması çok kritik.
 
Piyasa aksaklıklarını törpüleyip sektörü daha rekabetçi hale getirmek, günün sonunda e-ticaretin sadece etkinliğini değil, kapsayıcılığını da artırır.