Togg’un toplumsal karşılığı olur mu?

Prof. Dr. Ahmet Emre Bilgili

Paylaş LinkedIn E-posta
Yayınlanma tarihi: 23 Eylül 2022 Cuma
AA + -

PROF. DR. AHMET EMRE BİLGİLİ

Önce yalın ve masum bir soru yöneltelim. Teknolojik bir ürünün toplumda bir karşılığı ve yeri olur mu? Cevabımız da yalın olsun; varoluş sebepleri sosyolojik ve kültürel ise olur. İzaha çalışalım. Yani; ülke olarak şimdiye dek yapamadığınız ve makinadan öte bir anlam yüklenen teknolojik bir aracı başarıp imal etmişseniz süreç içerisinde toplumda bunun bir karşılığı oluşur. Doğu ağırlıklı toplumlarda ise bu daha belirgin olarak ortaya çıkar. Bu nedenle sözgelimi Baykar’ın yaptığı insansız hava araçlarının süreç içerisinde toplumda bir karşılığı oluştu. Hatta bu oran makinanın işlevi belirginleştikçe, başarıları arttıkça giderek güçleniyor ve küresel bir kahramanlık boyutuna bile evrilebiliyor.
 
Bu çerçevede Togg’un yapmakta olduğu otomobillerin de elbette bir karşılığı olur. Aslında burada kritik sorular şunlar: Toplumda ve de siyasette karşılığı olmanın imal edilen araç açısından anlamı pozitif mi, negatif mi? Veya her iki boyut da söz konusu ise netice olarak iş nereye evrilir? Bu durum Togg için ne derece hayati bir konu? Bu gidişat ve evrilişin devamlılığı var mı yoksa geçici bir durum mu?
 
Bu sorulara kısa fakat derinlikli cevaplar aramaya çalışalım. Öncelikle ifade etmemiz gereken husus; Togg’un fikir olarak doğuşu, sahipliği noktasındaki (özel sektör, TOBB ve devletin hamiliği) üçlü yapısı, süreç içinde gelinen nokta, devlet büyüklerinin açıklamaları ve üretilen aracı; ticari, kültürel, sosyal ve siyasi olarak anlamlandırma ve konumlandırma bağlamında toplumda bir karşılığı olur hale getirdi. 
 
KÜRESEL REKABET STRATEJİSİ
 
Önce şu bilgileri hatırlamakta fayda var. Togg’un stratejisini belirleyen tepe yönetimi, dünya ile rekabet konusunda doğru bir adım atarak yüzde yüz elektrikli otomobil tercihinde karar kıldı. Selçuk Bayraktar’ın ifadesi ile ‘Bitmiş bir yarıştan çok yeni başlayandan başlarsanız dünyanın en iyisini yapabilirsiniz’ felsefesince hareket edilmiş oldu. Önceki çalışmalardan ve yapılan harcamalardan vazgeçerek, hatta bir anlamda bunları çöpe atarak küresel rekabet konusuna öncelik verildi. Rekabet şartlarının henüz yeni oluşmakta olduğu elektrikli otomobil pazarına tepeden giriş yapılarak ön alınmış olundu. Otomobilden daha fazlası yaklaşımı ile otomobil kavramını yeniden tanımlama iddiası ile yola çıkıldı. Togg girişimini; Türkiye’ye ait, küresel ölçekte rekabet edecek bir teknoloji merkezi inşa etmek olarak görüldü. Ve ilk model olarak üst segmentten başlandı, SUV ve sedan modeli üretim programına alındı. Beş model kurgusu biliniyor. Tasarım, teknoloji ve markalaşma konusunda çok profesyonel davranıldı ve küresel pazara odaklanıldı. Geldiğimiz nokta itibarı ile Togg’un dünya imajı başarılı bir seviyeye demirledi. Yani dünya ile rekabet konusunda çok doğru bir strateji izlenmiş oldu.
 
Araçların üretim ve satış noktasında da planlamalar yapılabilir hale gelindi. Şimdi en hassas nokta; ülkenin seçim atmosferine girecek olmasıdır. Siyasi iktidar da doğal olarak bu projeyi milli bir şekilde konumlandırdı ve ulusal bir gurur kaynağı olarak görüyor.
 
Doğal olarak toplumda siyaseten bir karşılığının olması yönünde bir beklentiye de girmiş görünüyor. Togg, ülkenin hayal politiği ile reel politiği arasında bir konumlandırma içerisinde yolculuğuna devam edecektir. Zira, tam akıllı otomobil konseptinde ‘güncelleme’ bu süreci daimileştirmek zorunda kalacaktır. Bir anlamda cep telefonlarımıza nasıl arada bir güncelleme geliyorsa Togg da aynı mantıkla devam edecektir. Bu nedenle öncelikle güçlü bir Ar-Ge çalışması içerisinde oluyor.
 
HAYAL DEĞİL, SAHİP OLUNABİLİR OLMALI
 
Şimdi en kritik soru şu: Togg başarısını milletçe bir gurur kaynağı olarak konumlandırmak isteyen siyasi iktidar, ekonomik krizin devam ettiği, halkın alım gücünün düştüğü bir zamana denk düşen Togg’un yollara düşmesini fiyatından dolayı ‘satın alınamaz’ düşüncesinin yaygınlaşması gibi bir durumda kalırsa ne olur, aleyhe işlemeye başlar mı? Başlarsa hesaplar alt üst olur mu?

Bu tehlike elbette var. Ancak ciddi tedbirler alınır ve devreye sokulursa da başarının etkisi iki katına çıkabilir. Zira; zor zamanda başarmış olmanın çarpan etkisi olur. Tedbirler iki kısımda düşünülebilir. Birincisi; model olarak üst segmentten tanıtım yapıldığı ve bu modelin de zaten pahalı olacağı için acilen daha çok gelir düzeyi orta ve alt düzeyde bulunanların ‘alabileceği’ modeller üzerine çalışmalara kaydırılmalı. Yurt içi PR çalışmaları da bu bağlamda yeniden kurgulanmalı. Ana düşünce konsepti; yüzde yüz elektrikli, dünya ile rekabette en ileri teknoloji ama fiyat açısından hayal değil, alınabilirlik üzerine olmalı. Bu imaj üzerine çalışılırsa etkinin iki kat artacağını ifade edebiliriz. 
 
Ülkemizde otomobil fiyatlarının vergilerden dolayı çok pahalı olduğu biliniyor. Finansal açıdan Togg, halkın gözünde satın alınabilirlik açısından hayal değil, sahip olunabilirlik üzerine yoğunlaşmalı. Unutmamak gerekir ki; ‘önden başlamak önde olmayı zorunlu kılar’. Togg’un banttan inip yollara düşmesi dönemine ‘zor zamanda başarmak tam da buna denir’ anlayışını ortaya koymak gerekir. Ömrü daim, küresel pazarda yeri önlerde olsun dileği ile.